"Bir zamanlar sükût ve sessizlik bizim en tabiî hâlimiz ve her zamanki iklimimizdi." diyor başyazıda; "O zamanlar bu sükûnet ikliminde sadece seslerin en tabiîleri duyulur ve bir şiir ve mûsıkî gibi dinlenirdi. Bu hâl her gün birkaç kez o natürel seslerle banyo yapan insanların ruhuna öyle sinmişti ki onların ikliminde asla gürültü kirliliği olmaz ve hiç kimse bağırıp çağırmaya iltifat etmezdi."
Fatih Ordu, Yahya Kemal'in kişiliğinde annesinin tesirini; Ahmet Sarıgül, Cengiz Aytmatov'un iki kitabından yola çıkarak bir dönemin Sovyetler Birliği'ni; Nihat Dağlı, Ömer Nasuhi Bilmen'in 'Yüksek İslâm Ahlakı' isimli kitabını; Abdullah Aymaz, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin hazırladığı El-Kulûbü'd-Dâria isimli dua kitabını; Betül Coşkun, Bursa'ya sinen Osmanlı ruhunu; Ümit Kesmez, 'Kureyş'in Hatibi'ni anlatıyor. Şemseddin Yapar'ın 'Bekçi Köpeği' başlıklı hikâyesi, Ali Osman Kurun'un 'Anahtar' başlıklı denemesi dergide yer alan diğer yazılar. Kültür-Sanat |