Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) öncülüğünde harekete geçen çeşitli sivil toplum kuruluşları, Erzurum'da bölgesel kalkınmayı hızlandıracak büyük bir zirve düzenledi. TUSKON'a bağlı Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (DASİDEF) tarafından düzenlenen 'Doğu Anadolu Kalkınma ve İşbirliği Köprüsü, 101 Proje 1001 İşadamı' zirvesi, bölgeye hem umut verdi hem de yeni iş imkanlarına zemin hazırladı. Zirveye çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 3 bin 500 işadamı katılırken, sağlanan altyapı sayesinde yeni işbirliklerinin temelleri atıldı.
Zirveye katılan Başbakan Tayyip Erdoğan, Doğu illerinin sanayi ve ticaret merkezi haline gelmesinin zorunlu olduğunu belirterek, "Anadolu topraklarında hem istihdam üreteceğiz, hem de Anadolu toprakları inşallah bolluk bereket kaynağı olacak. Kalkınmanın, bölgeler arasında dengeli yürümesini önemli görüyoruz. Onun için ben özellikle bugünkü bu toplantıyı çok anlamlı buluyorum. Yani 'Doğu Anadolu Kalkınma ve İşbirliği Köprüsü' adı altında atılan bu başlığı çok önemli buluyorum." dedi. GAP'a yönelik 5 yıllık bir hedef belirlediklerini ifade eden Erdoğan, bu sürede projenin tamamlanacağını, Silvan ve Cizre barajlarının, sulama kanallarının ve yolların bitirileceğini kaydetti. Bölgesel teşvikin yanında proje ve sektörel teşviklerle desteklerin süreceğini anlatan Erdoğan, Erzurum'un uluslararası ekonominin hareket merkezi haline getirileceğini açıkladı. Erdoğan, devletin öncelikle altyapıyı hazırlaması gerektiğine dikkat çekerek, geçen 5 yılda Doğu ve Güneydoğu'ya 8,5 milyar YTL altyapı yatırımı yaptıklarını açıkladı. Kendilerinden önceki hiçbir iktidarın bu kadar yatırım yapmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Biz bölgesel milliyetçilik istemiyoruz. Etnik milliyetçilik istemiyoruz. Dinsel milliyetçilik istemiyoruz. Bunu da yıkacağız. Neden etnik milliyetçilik istemiyoruz? Çünkü 70 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı birbiriyle can kardeş olacaktır. Bölgesel milliyetçilik de istemiyoruz. Yatırımları hep batıya Marmara'ya, Ege'ye, Akdeniz'e, Trakya'ya yap. Peki kardeşim Doğu, Karadeniz, Orta Anadolu ne olacak? Yıllarca böyle olmadı mı? Eğer şimdi duble yollar, otoyollar yapılıyorsa, eğer şimdi eğitimde, sağlıkta tarihte görülmemiş atılımlar yapılıyorsa bunlar bölgesel milliyetçiliğin yıkılmasına yönelik adımlarımızdır. Aynı kararlılıkla bunu devam ettireceğiz."
Başbakan Erdoğan konuşmasında ekonomide son yıllarda sağlanan başarılara da değindi. 2002 yılında dünyanın 26. büyük ekonomisi olarak aldıkları Türkiye'yi 17. sıraya çıkarmayı başardıklarını anlatan Erdoğan, Avrupa'nın da 6 büyük ekonomisi olduğunu kaydetti. Gayri safi milli yurtiçi hasıla ve ihracatta sağlanan büyük artışa dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin kamu net borç stokunun ilk kez 2005 yılından itibaren gerilemeye başladığını kaydetti. 'Ekonomiyi bilmeyen, borç yapısını incelemeye zahmet etmeyenlerin, dillerine Türkiye'nin borcunu doladıklarını' söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Her yerde söyleyip duruyorlar. Onların 'Türkiye'nin borcu' dedikleri, özel sektörün borcunu kapsayan rakamlardır. Devlet, özel sektörün dış borcunun garantörü değildir. 2005 yılından beri devletin net borç stoku geriliyor. 2004 yılında 274 milyar olan kamu net borç stoku, o günden bugüne 249 milyar Yeni Türk Lirası'na düştü. Bir yanda borçlarımız azalırken, diğer yandan da büyümemiz hızlanıyor."
Erdoğan, konuşmasında Anayasa Mahkemesi'nde açılan kapatma davasına da değindi. Gelişmeler sonrasında 'Türkiye'nin bundan nasıl etkileneceği' konusunun gündeme geldiğini ifade eden Başbakan, "Değerli kardeşlerim, biz işimizin başındayız. Anayasa Mahkemesi işini yapar, Türkiye Cumhuriyeti'nin 60. hükümeti de işini yapar. Bunu böyle bilin. Neticesi şöyle olmuş, böyle olmuş hiç bizi ilgilendirmez. Biz; milletimize hizmet yolunda her türlü faturayı bugüne kadar nasıl ödediysek, bundan sonra da ödemeye hazırız. Önemli olan milletimizin kararıdır. Demokrasilerde milletin kararıdır aslolan, önemli olan. Durmak yok, yola devam." ifadelerini kullandı.
Çağlayan: İstikrardan çapulcular ve dış destekçileri rahatsızlık duyuyor
TUSKON'a bağlı Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu'nun düzenlediği 'Doğu Anadolu Kalkınma ve İşbirliği Köprüsü, 101 Proje 1001 İşadamı' zirvesinin açılış konuşmasını Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan yaptı. Çağlayan, siyasi istikrar olduğu sürece ekonomik istikrarın olabileceğini belirterek, "Türkiye'de yapılmak istenen suni gündem, aslında bu siyasi istikrardan rahatsız olan üç beş çapulcu ve onun yurtdışındaki destekçilerince yapılıyor." dedi. Çağlayan, öncelikli hedeflerinin ekonomiyi geliştirmek, bölgeler arası gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak ve istihdamı artırmak olduğunu söyledi. Bu kapsamda yatırımcıyı, sanayiciyi sonuna kadar desteklediklerini anlatan Bakan Çağlayan şöyle konuştu: "Biz Türkiye dertlisi, üretim dertlisi, yatırım dertlisi, istihdam dertlisi insanlarız. Bizim gündemimizde her yıl 700 bin kişiye istihdam sağlamak var. Kim Türkiye'yi hangi yola savurmak isterse istesin, artık Türk insanı bu konudaki kararını vermiştir; Türk insanı istikrar istiyor." Çağlayan, Doğu için yeni bir teşvik yasası ve Erzurum'u da ilgilendiren yeni organize sanayi bölgesi kanunu çıkarılacağı müjdesini verdi. DASİDEF Başkanı Mustafa Yıldız ise bölgedeki işadamlarında umutsuzluk duygusunun hakim olduğunu vurgulayarak, "Doğu'da artık sözün bittiği yerdeyiz. Onun için bu yola çıktık." dedi. Bölgenin cahillik, fakirlik ve tefrika gibi 3 önemli sıkıntısı olduğunun altını çizen Yıldız, "İşadamlarımız Ar-Ge'yi bilmiyor, pazarlama yeteneğimiz sınırlı, finans kaynaklarının nasıl kullanılacağı da bilinmiyor. Onun için ortak olunur, öğrenilmesi gereken şeyleri birbirinize öğretirseniz, seviniriz." dedi. TUSKON Başkanı Rızanur Meral de dernek olarak dünyayla çok sayıda köprü kurduklarını, aynı süreci Doğu Anadolu için de gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi. Erzurum'da Polat Renaissance Otel'de başlayan zirve 2 gün sürecek. |