Ata sanatı ebruyu, yine bir ata sanatı çiniye uygulayarak devrim niteliğinde çalışmalar yapan Kütahyalı sanatçı Özkan Elagöz, başta Amerika olmak üzere, birçok ülkedeki fuara yetişmekte zorlanıyor.
Özkan Elagöz, ünlü Türk mutasavvıfı Mevlânâ'nın, 'Su nakış tutmaz diyen beri gelsin' sözüne atıfla, nakış tutan suyun sanata dönüştüğü ebru konusunda yeni çalışmalar yürütüyor ve geleceğin antikalarını imal ediyor. Çini ve karo üzerinde çalışmalar yapan sanatçı, bu sanatı cama uygulayarak da yeni bir sektörün oluşması yönünde öncü çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Zira, ebrunun gerek çini üzerine gerekse camın içine uygulanmasıyla ortaya çıkan eserlerin iç mimaride yeni bir bakış açısı getirmesi, sanatla iç içe bir sektörün de ortaya çıkmasına yol açacak. Yurtdışında bu alanda düzenli bir çalışma yapılması halinde ise önemli bir Türk el sanatının tanıtımı yapılırken, istihdam ve üretim açısından da ülkeye katkı sağlanacak.
Elagöz, daha önce iyi kazanan bir esnafken el sanatlarına olan ilgisine karşı koyamayınca işi bırakmış. "Biz atalarımızın mirasını yiyip tüketiyoruz. Bizden sonraki nesillere de ata yadigârı sanatları yenileyerek, güzel eserler bırakalım istedik." diyen Elagöz, ABD'nin Houston kentinde geçen eylül ayında düzenlenen Türk Kültürü Festivali'ne Mehmet Gürsoy'la birlikte katılarak, çalışmalarını sergilemiş. Fuarda çok olumlu tepkiler alan sanatçı, bundan sonra düzenlenecek festivallere de davet edildiğini dile getiriyor. 2007 Ekim'inde Dubai'ye davet edilen Elagöz, 4 günlük seyahat boyunca ata sanatının tanıtılması için ön görüşmeler yapmış. Dubai'de bu yıl içinde yapılacak bir festivale ebru sanatçısı olarak davet edilen Elagöz, yine bu yıl eylül ayında ABD'nin birçok kentinde 18 gün sürecek festivallere de katılacak. "Ebrunun en büyük özelliği, her eserin sadece bir defa yapılabilmesi. Yani, benzerinin olmaması." diyen Özkan Elagöz, camın içine uyguladığı ebrunun kesinlikle deforme olmadığını kaydediyor. Sanatçı, bu çalışmanın dünyada ilk olduğunu vurguluyor.
Cam yüzeyine piyasada çeşitli desen uygulama çalışmalarının bulunduğunu; ancak kendi tekniğinin tamamen farklı olduğunu belirten Elagöz, bu konudaki teknik çalışmaların sona erdiğini söylüyor. Ancak Elagöz'ün cam üzerine ebru çalışmalarının seri üretime geçmesi için desteğe ihtiyacı var. Sanatçı, bunun bir sektör haline gelmesi halinde ülke ekonomisine büyük fayda sağlayacağı görüşünde. Yaklaşık 200 civarında çinicinin faaliyet gösterdiği Kütahya'da, neredeyse her 3 kişiden biri çini işlemeciliği dallarından boyama ya da tahrir (çizim) yapmayı biliyor. Coğrafi işaret belgesi alınarak tescillenen Kütahya çinisinin, 1,5 milyon doları ihracat olmak üzere, toplam 4 milyon dolarlık hacmi var. Sadece bu işten geçimini sağlayan yaklaşık 2 bin kişi, aileleriyle birlikte hesap edilmesi halinde 10 bini buluyor.
Çini üzerine ebru uygulaması henüz çok yaygın değil. Özel çalışma kapsamındaki çini ebru eserlerin fiyatı, çalışılmasındaki zorluk derecesi ve yapan kişinin markasına göre değişiyor. Özkan Elagöz, normal boyama çini eserlere göre yapımı daha meşakkatli olan ebru çini eserlerde, fırsatçılık olarak değerlendirilmemesi için, fiyat farkı olmadığını söylüyor. Örneğin 40x60 boyutlarındaki bir çini pano ortalama 500 yeni liraya satılırken, aynı boyutlardaki ebru çini pano da aynı fiyata satılıyor. |