Türk basketbolu, tarihî günlerinden birini yaşıyor. İki Türk takımı, Beşiktaş Cola Turka ile G.Saray Cafe Crown, Avrupa'nın iki numaralı kupası olan ULEB Cup'ın çeyrek finalinde bugün kozlarını paylaşacak. İtalya'nın Torino şehrindeki Palavela salonunda saat 19.30'da başlayacak olan Türk derbisi, Kanal 24 ve Eurosport 2'den canlı yayınlanacak. Bugün kazanacak takım, yarı finalde İspanyol takımları Pamesa Valencia-DKV Joventut eşleşmesinin galibiyle final mücadelesine girişecek. Bu tarihi derbi öncesi iki takımın antrenörleri ve kaptanları Zaman için bir araya geldi.
Kulüp tarihlerinde bir ilki gerçekleştiren Beşiktaş antrenörü Ergin Ataman ile G.Saray çalıştırıcısı Murat Özyer arasında çok eskiye dayanan bir dostluk var. Ülker-spor'un şampiyonluğa oynadığı dönemde takımın baş antrenörü Ergin Ataman'ken, yardımcılığını Murat Özyer yapıyordu. Ataman görevden istifa ettikten sonra Ülker'in başına Özyer geçmiş ve Ülker'i şampiyonluğa taşımıştı. Bu ikili şimdi Torino'da kendi takımlarının başında yarı final mücadelesi verecek.
Ülkerspor'dayken yardımcılığını yaptığınız Ergin Ataman'a karşı Avrupa'da sınava çıkıyorsunuz. Torino'daki maç ne olur?
Murat Özyer: Torino'daki maça birkaç açıdan bakmak gerekir. G.Saray Cafe Crown olarak Avrupa'da geldiğimiz yer çok önemli. Türk basketbolu için tarihî bir başarı. Sponsor anlamında da çok önemli eşleşme. Çünkü dünyanın birçok yerinde bu maç yayınlanacak. Bu anlamda basketbol otoriteleri ve sporseverler önünde yapacağımız bu maç, Türkiye'nin tanıtımı için güzel fırsat.
Ergin Ataman: Türk basketbolu açısından çok anlamlı bir maç. Bu rekabet, Galatasaray-Beşiktaş hangi branşta karşılaşırsa karşılaşsın gündem olmuştur. Derbi Avrupa kupası maçında ve maç da başka bir ülkede. Ben hep söylüyorum, 'biz derbileri yaşıyoruz' bir de İtalyanlar derbi görsün. Görsünler bakalım derbi nasılmış. Bu maç iki antrenör için de ilginç. Çünkü Ülker'de iki buçuk sene çalıştık. Çok da güzel dostluğumuz var; ama şimdi rakibiz. Türkiye'nin iki büyük takımının Avrupa'da çeyrek final oynaması büyük olay. Çünkü Beşiktaş ve Galatasaray, ilk defa Avrupa seviyesinde bir başarı yakaladı. Şimdi ikimizden biri yarı final oynayıp şampiyonluğu kovalayacak.
Bu tek elemeli karşılaşmada antrenörlerin taktikleri ne kadar etkili olacak?
M.Ö.: Bu sezon üç maçta karşılaştık. Onlar evimizde, biz onları evlerinde yendik. Fakat bu maç, bir maç üzerinden oynanacağı için olay çok farklı olacak. Burada iş coachlardan çok oyunculara düşüyor. Oyuncuların bu tip maçlarda yüksek performansla oynamaları ve oyuna karakter koymaları, bu turu geçecek takımı belirleyecektir. Antrenörlerin stratejisi, oyuncu performansının gölgesinde kalacaktır.
E.A.: Murat hocanın dediği gibi bu maçtaki taktiklerimiz oyuncuların performansının gölgesinde kalacaktır. Bu anlamda o gün o maça konsantre olan oyuncu, derbiye damgasını vuracak. İş oyuncuların bu kupayı ne kadar istediğine kaldı.
Galatasaray, Hüseyin Beşok'tan yoksun oynayacak. Bu durum G.Saray'ı nasıl etkileyecek?
M.Ö.: Hüseyin seneler sonra Türkiye'ye gelip bizimle beraber Avrupa'da yaşadığı başarıları Türkiye'de de tekrar etmek istedi. Tabiî ki sağlıklı olduğunda takıma büyük katkılar sağladığını gördük. Ama kısmetsiz sakatlıklar yaşadı. Kaburgasının kırılması, şimdi de apandisitinin patlaması, bir oyuncunun başına nadir gelen şeyler. Hüseyin'in ortalama yer aldığı 20-26 dakikayı diğer oyuncular paylaşıyor. Bu bardağın dolu tarafı. Ama Hüseyin'in olmamasını Beşiktaş için avantaj olarak değerlendirebilirim.
Ergin hocam geçtiğimiz hafta oyuncular maddi sıkıntılar yüzünden antrenmana çıkmadılar. Bu durum sizi nasıl etkiledi?
E.A.: Antrenör olarak beni rahatsız ediyor. Bir oyuncumun bile herhangi bir nedenden dolayı antrenmana çıkmaması, benim programımı bozuyor. Çünkü mücadele ettiğimiz seviye çok yüksek. Burada başkanın kişisel çabasıyla kriz çözüldü. Ama ben hep şunu söylüyorum; "Beşiktaş'ın bu başarılarıyla herkes gurur duyuyor. Fakat bunun bedelini tek başına başkan karşılamak zorunda kalıyor." Bu doğru değil. Basketbolun çok büyük bir getirisi yok. Bu takımla gurur duyan binlerce Beşiktaşlı sanayici var. Ama kimse elini cebine atmıyor. Gelecek adına ciddi kaygılarım var. Sadece bu sezon için söylemiyorum. Gelecek sezonlar için de bir çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ya onlar da devreye girecek ya da Beşiktaş mütevazı kadrosuyla orta sıralar için mücadelesine devam edecek. Bu sene gelecek olan başarıdan sonra kimse geri adım atamayacaktır. Zaten geri adım atılırsa da burada Ergin Ataman olmaz.
Avrupa'da Beşiktaş'ı geçerseniz nereye kadar gitmeyi düşünüyorsunuz?
M.Ö.: ULEB'teki ilk hedefimiz Beşiktaş maçını kazanmak. Onu kazandıktan sonra yan gruptan gelecek olan İspanyol takımlarından bir tanesini eleyerek yolumuza devam etmek. Biz kazanırsak veya kaybedersek temennim, Galatasaray ve Beşiktaş taraftarı hem kendi bayrağını hem de Türk bayrağını alarak el ele gelsin. Böylelikle dünyaya bizim hakkımızda konuşulacak pozitif bir konu vermiş oluruz. Yenen tarafın bu yolda sonuna kadar gitmesi için duacı oluruz. Bu olayda Türk basketbolu kazanacaktır.
Ergin hocam siz ne dersiniz?
E.A: Kaybedersek tabiî ki çok üzülürüz. Çünkü biz burada final oynamak istiyoruz. Kazanırsak sonuna kadar bu kupanın takipçisi olacağız.
Kaptanlar çeyrek finalde çarpışmaya üzülüyor
Türkiye nefesini tutmuş bu maçı bekliyor. Bu tarihî maç hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cüneyt Erden: İki takım için de bu büyük bir şanssızlık. Biz isterdik ki finalde karşılaşalım. Ama sonuçta gruptan ikinci çıkmamız gruplardaki sıralamanın önemini anlatıyor. Gruptan birinci çıksaydık belki yarı final veya finalde karşılaşırdık. Yine de çeyrek finalde karşılaştık. Türk basketbolu için büyük bir maç. İki takımdan biri kazanarak yarı finale çıkacak. Bizim için sevindirici taraf olan bu. Galatasaray tarafı olarak turu atlamak isteyen biz olmak istiyoruz. Bizim çok fazla sakat oyuncumuz var.
Onur Aydın: Türkiye açısından kesinlikle müthiş bir olay. Galatasaray ve Beşiktaş olarak baktığımızda ise oldukça şanssız bir olay. İki takımın da bu sene yaptığı yatırımlar, gerçekten büyük. Ligde ve Avrupa'da oynadıkları basketbolla çok önemli bir yere geldiler. Çeyrek finalde bu iki camiadan birinin veda etmesi çok üzücü.
İkiniz de büyük iki camianın kaptanısınız. Takımı bir arada tutmanın özel bir iksiri var mı?
O.A.: Beşiktaş gibi büyük bir camianın, takımına kaptanlık yapmak zor iş. Sorumluluklarınız dağ gibi. Ama takım arkadaşlarınızın moral ve motivasyonunu çok güçlü tutarsanız her şeyin hakkından geleceğinizi düşünüyorum. Gerçi takım bana fazla bir iş bırakmıyor. Zaten mükemmel bir takımız.
C.E.: Beşiktaş takımı çok tecrübeli bir ekipten kurulu. Yabancı ve Türk oyuncuların deneyimleri var. Yabancı oyuncuları kulüpteki bilince adapte etmek çok zor oldu. Bir yere kadar başardığımızı düşünüyorum. Çünkü 8'li finale kaldık. Olay final 8'e kadardı. İnsanlar buradan sonra daha iyi konsantre olacak. Bundan sonra ekstra bir şey yapılabileceğini düşünemiyorum.
Galatasaray Cafe Crown güçlü rakipleri dize getirdi
ULEB Kupası'nın ilk turunda grubunda oynadığı 10 maçta 7 galibiyet, 3 mağlubiyet alarak grubunu 2. sırada tamamlamıştı. İkinci turda Asvel Basket'i 69-69 ve 76-75'lik skorlarla eledi. Üçüncü turda İspanya'nın Kalise Gran Canaria takımı ile eşleşen Cim Bom, 99-74 ve 79-88'lik skorlarla turladı. G.Saray, ULEB Kupası'ndaki 14 maçta, 80,6 sayıyla oynadı. Kendi potasında ise maç başına 73,4 sayı gördü. Galatasaray Cafe Crown, ULEB Kupası'nda serbest atışlarda % 68,4 ile oynarken, iki sayılık atışlarda % 56,8, üç sayılık atışlarda ise, % 35,4 ile oynadı. ULEB Kupası maçlarında en skorer oyuncu maç başına ortalama 16,1 sayıyla oynayan Dee Brown oldu. Brown'u 14,6 sayıyla Robert Hite izledi. Maç başına ortalama 7.3 ribaunt alan Charles Gaines, takımın bu alandaki lideri oldu.
Beşiktaş Cola Turka, 10'da 10 yaparak rekor kırdı
İlk turda B Grubu'nda mücadele etti ve oynadığı 10 maçı da kazanarak grubunu lider tamamladı. İkinci turda İsrail'in Hapaoel Jerusalem takımını 73-88 ve 73-53'lük skorlarla geçti. Üçüncü turda Sırbistan'ın Kızılyıldız takımıyla eşleşen Beşiktaş, 80-80 ve 81-69'luk skorlarla çeyrek finalist oldu. Beşiktaş, ULEB Kupası'ndaki 14 maçta ortalama 80,7 sayı ile oynadı. Potasında ise maç başına ortalama 71,0 sayı gördü. Beşiktaş, serbest atışlarda % 73 ile oynarken, iki sayılık atışlarda % 54, üç sayılık atışlarda ise % 31 isabet oranını yakaladı. Beşiktaş'ta Shumpert 17.8 sayıyla oynayarak takımının ULEB Kupası'nda en skorer ismi oldu. Kaya Peker, 6,6 ribaunt ile takımının bu alandaki lideri. Maç başına 15,9 asist yapan Beşiktaş'ta en çok asist yapan oyuncu ise 4,4 ortalama ile oynayan Dalmau. |