Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

[Haber Yorum] CHP de kapatılırsa Meclis'in kapısına kilit mi vurulacak?

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
[Haber Yorum] CHP de kapatılırsa Meclis'in kapısına kilit mi vurulacak?2008-04-21 11:33:13

Oğlunu kötü alışkanlıklarından vazgeçiremeyen bir baba, ilginç bir yola başvurmuş. Çocuğunun her hatası için tahtaya bir çivi çakmış. Aylar sonra tahta çividen görünmez olmuş. Oğlunu çağırmış ve tahtayı göstererek hatalarını bir bir saymış. Oğlu demiş ki; "Baba her gün bir iyilik yaparak bu çivilerin tamamını temizleyeceğim." Günler sonra mütebessim bir çehreyle dikilmiş babasının karşısına. 'Bak' demiş 'hiç çivi kalmadı' Baba iç geçirerek bakmış tahtaya: "Çivi kalmamış ama izleri duruyor."

Çok değil, bir yıl öncesine kadar Avrupa Birliği rüzgarıyla yelkenlerini dolduran Türkiye, reform paketlerini ve özgürlükleri tartışıyordu. Ortadoğu'da söz sahibi olmanın altyapısı inşa ediliyordu. Demokratik işleyişi, parmakla gösteriliyor, dünyada itibar görüyordu. Yabancı yatırımcı gelmek için yarışıyor, enflasyon düşüyor, ihracat rekorları kırılıyordu. Her şey Anayasa Mahkemesi'ne açılan kapatma davalarıyla değişti. Başsavcı, önce DTP, ardından yüzde 47'yle iktidara gelen AK Parti'nin kapatılmasını istedi. Şimdi de Kanal Türk'e aktardıkları para sebebiyle CHP benzer bir riskle karşı karşıya. Üstelik bu suçlama, somut belgelere dayanıyor. MHP'nin durumu da parlak değil. AK Parti'ye açılan davada üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan anayasa değişikliği belirleyici bir rol oynuyor. Siyaset yasağı istenenlerin en büyük suçu başörtüsüyle ilgili düşüncelerini açıklamak. Bu durum düzenlemelerin mimarı MHP'yi de potaya sokuyor. Üstelik başta Devlet Bahçeli olmak üzere MHP kurmaylarının başörtüsüyle ilgili yorumları yasak istenen AK Partililer kadar 'keskin'. Bunun anlamı açık: 'Milli iradenin yansıdığı Meclis'in kapısına kilit vurulacak.' Yaşananlar 1920'li yılların ABD'sindeki, 'yargıçlar iktidarı'na ne kadar çok benziyor. Halbuki, Yüksek Mahkeme'nin ABD Başkanı Franklin Roosevelt'in reformlarına karşı çıkarak yasama yetkisini kullandığı dönemi ABD'de kimse hatırlamak istemiyor. Türk demokrasisi 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbelerinin ardından yeni bir imtihanla karşı karşıya. Ancak unutulmamalı ki; demokrasiye yapılan müdahaleler hep tam aksi sonuç verdi. Türk halkı, toplumsal mühendislik çalışmalarına prim vermiyor. Genç idealist, Bülent Ecevit'i 'Karaoğlan' yapan 12 Mart muhtırasına direnmesiydi. Milli Şef İsmet İnönü'yü, 34 yıl oturduğu CHP genel başkanlığı koltuğundan indiren Ecevit'in 1972'deki kongrede yaptığı demokrasi çıkışı hâlâ hafızalarda. Ya diğerleri...

28 Şubat sürecinde Refahyol'u yıkmak için Hüsamettin Cindoruk ve İsmet Sezgin gibi duayenlerin kurduğu DTP'yi şimdi kim hatırlıyor? 'Başbakan' olacağından şüphe duymayan Yalım Erez'in ne yaptığını bilen var mı? Meclis'i kilitleyen 367 kararına 'siyasi ikbal' umuduyla destek veren Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu'dan bahseden var mı? 91'de kurulan SHP-DYP koalisyonunun mimarı Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk'tu. DP lideri Süleyman Soylu şimdi, bu zorlamayı büyük bir hata olarak değerlendiriyor. DYP'nin bu koalisyondan sonra eridiğini açıkça dile getiriyor.

Halk, demokrasiye çakılan bu çiviyi de çıkartır; ama geride kalan iz ne olacak?

eXTReMe Tracker