4 yıldır New York'taki Memorial Sloan-Kettering Enstitüsü'nde görev yapan genç bilim kadını, tıp dünyası tarafından ayakta alkışlanan çalışmayı Zaman'a anlattı. Zehra Dinçer, "Deney faresinde beyin hücrelerini öldürüp; kimyasallar kullanarak parkinson benzeri bir hastalık ortaya çıkardık; aynı farenin kuyruğundan sıradan hücreler alarak, hücreleri çekirdeği boşaltılmış fare yumurtası hücresinin içine aktararak klonlama işlemi yaptık. Birkaç gün sonra da klonlanmış embriyo kök hücreleri alındı ve bunlar laboratuvarda büyütüldükten sonra parkinson hastalığında kaybolan harekete geçirici (dopaminerjik) beyin hücreleri haline getirildi. Bu hücreler aynı hasta farenin beynine konuldu ve fare iyileşti. Yani hasta farenin kendi hücrelerinden kök hücre yapıldı ve bu hücreler beyin hücreleri haline getirilip aynı fareye konulduğunda, başka farenin beyin hücreleri konulmasından daha iyi bir sonuç alındı.'' dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Genetik Bölümü mezunu olan ve kök hücre üzerine çalışan doktora öğrencisi Zehra Dinçer, göz ve kas hücreleri üzerine çalışmalar yapıyor. Dinçer, üzerinde çalıştığı diğer projeleri sır gibi saklıyor.
Kök hücre konusundaki gelişmelerin inanılmaz bir hızla ilerlediğine dikkat çeken Zehra Dinçer, "Yıllar önce beyin hücreleri bölünmez deniliyordu fakat bölünebildiği gösterildi. Bu alandaki gelişmeler inanılmaz bir hızla ilerliyor. Kök hücre konusunda Hıristiyanlık dininden kaynaklanan bazı sorunlar yaşanıyor ve bu sorunlar yüzünden Bush hükümeti, insan embriyonik kök hücre araştırmalarına yeterince destek sağlamıyor. Laboratuvarımızda benimle birlikte çalışan Katolik bir arkadaşım var. Geçtiğimiz günlerde Papa'nın kök hücre konusunda yaptığı açıklamanın ardından 'Bu işle uğraştığım için cehenneme gideceğim.' diyordu'' şeklinde konuştu.
Baktığı milyonlarca hücre olduğunu belirten genç bilim kadını, hücrelerini her gün beslediğini ve bulundukları kapları temizlediğini belirtti. Bu işlem için "Tıpkı bir annenin çocuğuna baktığı gibi hücrelerime bakıyorum." dedi.
ABD'de laboratuvarlara büyük miktarlarda bağışlar yapıldığını kaydeden Dinçer, Memorial Sloan-Kettering, Cornell ve Rockefeller Üniversitesi'ne ait laboratuvarların 50 milyon dolar bir bütçeyi paylaştıklarını belirtti. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi halinde embriyonik kök hücre konusunda yeni gelişmelerin yaşanabileceğini belirten Zehra Dinçer, çalıştığı laboratuvarın; kendisi de bir parkinson hastası olan ünlü Hollywood yıldızı Michael J Fox tarafından desteklendiği belirtti.
Hücreleri küçük bir insana benzeten Dinçer, ailesi tarafından desteklendiğini belirterek bir hatırasını anlattı. Zehra Dinçer, "Hücrelerden, kıkırdak ve kas oluşturmuştum. Tabii Türkiye'ye tatile gittiğimde aileme neler yaptığımı anlatıyordum. Kıkırdak konusunda fikir vermesi adına babam, beni tanıdığımız bir kasaba götürdü. Kasap inanılmaz ilgilendi. Sonunda bir ineğin vücudundan çıkan kıkırdağı aldım ve ABD'ye kadar getirdim.'' şeklinde konuştu.
Kök hücre nedir, neden önemli?
Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler, sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir. Bu özellikleri bakımından kök hücreler kanser, sinir sistemi hastalıkları (Alzheimer) ve hasarları, metabolik hastalıklar (diyabet), organ yetmezlikleri, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları, kemik hastalıkları ve daha birçok alanda kullanıma sahiptirler. Günümüzde bu hastalıkların bazılarının tedavisinde organ veya doku nakilleri yapılmaktadır. Ancak, organ veya doku nakli gerektiren hastaların çokluğu, uygun organ ve dokunun her zaman bulunamaması gibi sorunlarla sürekli karşılaşılmaktadır. |