AK Parti'ye açılan kapatma davasının ardından Türkiye, parti kapatmayı zorlaştıracak anayasa değişikliklerine odaklandı. İktidar, bu düzenlemeyi Meclis'e geniş kapsamlı bir demokrasi paketi içinde getirmeyi planlıyor. Bu süreçte bazı ulusalcı çevreler ve CHP, "Dava görülürken Meclis'te anayasa değişikliği yapılamaz" görüşünü ortaya attı. Kimi hukukçular da yapılacak değişikliğin davayı etkilemeyeceğini, kararın eski hükümlere göre verileceğini ileri sürdü. Bu iddialar, anayasa hukukçularının ardından bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından çürütüldü. Yüksek Mahkeme'nin Halkın Demokrasi Partisi (HADEP)'ne açılan kapatma davası sırasında yapılan değişikliklere göre karar verdiği ortaya çıktı. Mahkeme, yeni düzenlemelere karar metninde yer verdi. 1999 yılında açılan dava 2003'te sona erdi. Mahkeme kriter olarak Anasol-M hükümetinin 2001'de yaptığı düzenlemeyi esas aldı. Bülent Ecevit-Devlet Bahçeli-Mesut Yılmaz hükümeti, 2001'de anayasa değişikliği yaparak kapatma gerekçesi sayılan, 'odak olma'nın oluşması için 'eylem şartı'nı getirmişti. Koalisyon hükümeti, daha sonra 149. maddeyi de elden geçirdi. Düzenleme ile anayasaya siyasi parti davalarında kapatılmaya karar verilebilmesi için "beşte üç oyçokluğu" hükmü konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HADEP hakkında açtığı kapatma davasında partinin, 'Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği'ni savunmuştu. Anayasa Mahkemesi, dosyayı 4 yıl inceledi ve 13 Mart 2003'te kapatma kararı verdi. Mahkemenin HADEP davasıyla ilgili karar metni bugünkü tartışmalara ışık tutuyor. Mahkeme, HADEP'le ilgili kararı verirken davanın açıldığı tarihteki uygulamaları değil, 2001'deki değişiklikleri değerlendirmeye aldı. 215 sayfalık kararda 2001'deki değişikliğe sıkça atıf yapıldı. Anayasa'nın siyasi partilerin uyacakları esasların belirlendiği 69. maddesine 3 Ekim 2001'de bir cümle eklendi. HADEP davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'nin kararında bu cümleye şu şekilde yer veriliyor: "Anayasa'nın 69. maddesinin altıncı fıkrasında, 'Bir siyasî partinin 68'inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi'nce tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kong-re veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya TBMM'deki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır' denilmektedir."
Meclis, sürmekte olan davaları etkileyecek düzenlemelere birçok kez imza attı. Çok sayıda dava dosyasının seyri bu sayede değişti. Fazilet Partisi (FP)'ne açılan kapatma davası sürecinde 'kapatma için hüküm giyme' şartını getiren anayasa değişikliği teklifi Meclis'e sunuldu. 1995'te partilerin kapatılmasını düzenleyen anayasa değişikliği yapılırken Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde Demokrasi ve Değişim Partisi hakkındaki dava bulunuyordu. Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi (RP) ile ilgili kapatma talebini görüşürken, Siyasi Partiler Kanunu'nun 103. maddesinin ikinci fıkrası- nı iptal etti. Fıkra, parti kapatma kararı için 'hüküm giyme şartı'nı içeriyordu. Bu tasarruftan bir hafta sonra RP kapatıldı. |