Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

1 Mayıs olaylarının faili sendikalar

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
1 Mayıs olaylarının faili sendikalar0000-00-00 00:00:00

İsim vermeden DİSK ve KESK'e yüklenen Başbakan, kendisinin ve diğer mülki amirlerin yaptığı provokasyon uyarılarına rağmen, "Ben istediğim yerde istediğimi yaparım" anlayışıyla hareket edildiğini söyledi. Başbakan, illegal örgütlerin kutlamaları nasıl provoke ettiğinin 1996'da Kadıköy'de görüldüğünü hatırlatırken, sendika başkanlarının o gün canını nasıl kurtardığını bizzat kendilerinden dinlediğini vurguladı. Dürüst davranmamakla suçladığı sendika başkanlarının, "kamu düzenini bozarak kaybolmuş itibarlarını kazanmak" derdine düştüğünü vurguladı. 1 Mayıs olayını "İstanbul halkının yaşam düzenini bozmaya yönelik atılmış bir adım" olarak nitelendiren Başbakan, güvenlik güçlerine taş ve sopalarla saldıran, araçlara ve dükkânlara zarar verenlerin çoğunun işçi olmadığının ortaya çıktığını kaydetti. Erdoğan, "Bakıyorsunuz mikrofonların, kameraların önünde poz verip faili oldukları eylemlerin faturasını hükümete kesiyorlar. Bu demode, bu çağdışı anlayış 1970'lerde kaldı. 2008 1 Mayıs'ında, Taksim ve civarında kimler vardı? Bakınız; çatışmayı sendikal mücadele zanneden bazı sendikacılar vardı. Rol çalma telaşıyla kalabalığa karışan bazı siyasetçiler vardı. 1 Mayıs'ı istismar etmek isteyen illegal örgütler vardı. İstismarcılar vardı, felaket tellalları vardı, Türkiye'nin manzarasını karartmaya çalışan odaklar vardı." diye konuştu.

Bu haftaki grup konuşmasını 1 Mayıs olaylarına ayıran Başbakan, sendika başkanlarıyla yaptığı görüşmeyi de anlattı. 1 Mayıs konusunda ilk kez bir başbakanın sendika yöneticilerini kabul ettiğine dikkat çeken Başbakan, görüşmede, "Taksim Meydanı'na 100, 200, 300 kişiyle çiçeğinizi koyun, açıklamanızı yapın, ondan sonra da mitinginizi ilan edilen alanlarda yapın." teklifinde bulunduğunu açıkladı. Ancak, "Bize 1 saat müsaade edeceksin, 1 saatte biz bu işi Taksim'de bitireceğiz.'' cevabını aldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Sayın Başkan, 1 saatte neyi bitiriyorsun? Oraya 30-35 bin kişiyle geleceksin. Bunu, Dolmabahçe'de toplayacaksın. Nasıl toplayacaksın, cevap yok. Sen, 30-35 bin kişiyi Dolmabahçe'den yürüyüşe geçirsen, bir saatte onları Taksim'e çıkaramazsın. Biz bu işlerin içinden geldik, kime anlatıyorsun? Ama bunların öyle bir kitlesi de yok. İşte gördünüz bin kişiyi Şişli'de toplayamadılar, ondan sonra da dediler ki 'İptal ettik'.

Başbakan, Taksim'e izin vermemelerinin bir başka sebebini de şöyle izah etti: "Eğer burada böyle bir süreç başlamış olsaydı, tüm sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin Taksim Meydanı'nda toplantı yapma hakkı doğardı. Ondan sonra Taksim Meydanı, her gün mitinglerin yapıldığı bir meydan haline döner ki oranın bütün cazibesi ortadan kalkar.'' Ankara, Zaman

Taksim Meydanı'nı mitinglere CHP kapattı

Başbakan Erdoğan, Taksim meydanının, 1977 yılında Bülent Ecevit'in başbakan, CHP lideri Baykal'ın da enerji bakanlığı yaptığı sol iktidar döneminde mitinglere kapatıldığını açıkladı. Erdoğan, "1977 1 Mayıs olayları yaşandığında 39. hükümet işbaşındaydı. Peki 39. hükümette kim vardı o zaman? CHP... Ama bu arada gelen hükümetlerin arasında CHP, DSP, SHP oldu. Peki, bunlar niçin acaba Taksim'i böyle bir miting alanına dönüştürmediler?" diye sordu. Başbakan, 1995'teki SHP hükümeti döneminde de benzer manzaralar yaşandığını, bundan bir yıl sonraki Kadıköy kutlamalarında ise işin çığırından çıktığını hatırlattı.

Ülkenin zaafa düşmesini isteyenler fırsat kolluyor

Üzülerek söyleyelim ki krizler üreterek siyaset yapmayı alışkanlık haline getirenler, iktidarı zaafa düşürmek için ülkenin zaafa düşmesini kendileri için bir fırsat olarak görmektedirler. Türkiye'yi küçük düşüren bir tek görüntü, bir tek fotoğraf ortaya çıktığı zaman, bu negatif tabloyu kendi siyasetleri için bir kazanç, bir imkân sayıyorlar. Bütün dünyanın gözü önünde bir süreç yaşanmaktadır. Bütün gücümüzle Türkiye'nin bu günlerini de kazanca dönüştürmek için gayret ediyoruz. Memleket sevdasıyla çıktığımız bu yolda en temel önceliğimiz milletimizin iradesini en yüksekte tutmak, demokratik ve ekonomik istikrarı gözetmektir.

Kuzey Irak yönetimiyle istişarede yarar var

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Kurulu oluşturulmasına yönelik düşüncelerimizi Irak hükümetine ilettik. Başbakanların başkanlığında yürütülecek olan bu kurul, başta güvenlik meseleleri olmak üzere ekonomi ve enerji alanlarındaki gelişmeleri de iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, Kuzey'deki yerel yönetim dahil, Irak'taki tüm grup ve oluşumlarla istişarelerin sürdürülmesinin de yararlı olduğuna inanıyoruz. Hava ve kara harekâtları esnasında Irak'taki merkezî ve yerel yönetimler ile diğer grupların olumsuz bir yaklaşım içine girmemesi, bu görüşmelerin bir ürünüdür.

GAP'a 3,5 milyar YTL kaynak aktarılacak

GAP'a kaynak aktarmak noktasında önemli bir adım atıyoruz. Bugüne kadar İşsizlik Sigortası Fonu'na aktarılan devlet payı ve nemasının 2008-2013 yılları arasındaki faiziyle, Özelleştirme Fonu nakit fazlasından toplam 3,5 milyar YTL'nin GAP için kullanılabilmesini sağlayacak bir adım olarak atılıyor. Bu çerçevede, 2008 yılında GAP'a, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 1,3 milyar YTL, ayrıca Özelleştirme Fonu'ndan 1 milyar YTL olmak üzere; toplam 2,3 milyar YTL aktarıyoruz bu yıl. Bu sayede, 2013 yılına kadar GAP ve bölge illerine yönelik istihdam sağlamayı hedefliyoruz.

eXTReMe Tracker