Şimdi çok pişmanım, keşke hukuk okuyup avukat olsaydım." diyen gazeteci, şöhret olmaya çalışan gençleri ise uyarıyor. Ünlü olma merakının gençlere pahalıya mal olduğunu vurgulayan Düdek, Türkiye'de yayınlanan yarışmaların insanlara hayal ve umut dağıtarak mahvettiğini anlatıyor. "Yarışmalara katılan gençler ya pavyona düşüyor ya da bunalıma girip, intihar ediyor. Bugün o programlara katıldığında akşam sabah konuştuğumuz kaç kişiyi hatırlıyoruz?" ifadelerini kullanan Düdek, bu tür programların yayından kaldırılması gerektiğini vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya'da gençlere kötü örnek olduğu için dava açılan Popstar, 100 bin Euro para cezasına çarptırılmıştı. Türkiye'de ise "Gelinim Olur musun?" adlı programa katılan Ata Türk'ün psikolojisi, yarışma stresi ve ani gelen şöhret yüzünden bozulmuş, uyuşturucuya başlamıştı. 10 ecstasy içen talihsiz genç, 2005'te otel odasında ölü bulunmuştu. Yine aynı programa katılan Tülin Koca adlı genç kız, yarışma sonrası kendini toparlayamamış ve ailesiyle yaşadığı Eskişehir'de kaldırıldığı hastanede bir ay psikiyatrik tedavi görmüştü. Caner Toygar ise hâlâ psikolojik tedavi görüyor.
Dostluklar yalan ve sahte
İzmir'de 17 yaşındayken fuara gelen ünlülerle röportaj yaparak magazin basınına adım atan Şenay Düdek, menajerlik de dahil olmak üzere uzun yıllardır renkli dünyanın içinde yer alıyor. "Bu âlemin içindeydim, ama kirlenmemek için ailemle ilişkilerimi hep çok iyi tuttum." diyen Düdek, renkli dünyada dostlukların yalan ve sahte olduğunu söylüyor. Gazetede yazdığı dönemlerde ünlü olan kişilerin kendisiyle yakın olabilmek için çaba sarf ettiğini belirten Düdek sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bu dünyadaki her şey sahte. Gazeteden ayrıldıktan sonra özellikle ara verip gerçek dostlarımın kim olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bunu daha önce de yaptım ve sınavı geçen sanatçı olmadı. Yazı yazdığınız zaman herkes sizin dostunuz, ama biraz uzaklaşınca gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. İlişkinin devamı için onları sınıyorum. Bu sınavımdan da herkes sınıfta kalıyor. O dünyanın içindeyim, ama o dünyanın içerisinde olmak keyif vermiyor." İş dışında ünlülerle aynı karede yer almaktan büyük rahatsızlık duyan Düdek, bu nedenle ilişkilerine mesafe koyduğunu bildiriyor. Renkli dünyayı anlattığı "Gölge Hayatlar" isimli kitabının beş günde beş baskı yaptığını söyleyen Düdek, kitabının geliriyle okul yaptıracağını belirtiyor.
Magazin muhabirlerinin son yıllarda yaptıkları hatalarla mesleği ayaklar altına aldığını vurgulayan Şenay Düdek, "Ben artık bu işi yapmak istemiyorum. Bizim arkadaşlarımıza göre magazin, şöhretli insanın yatak odasıyla sınırlı. Halbuki magazin ayrıntı demektir." ifadalerini kullanıyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) son aylarda aldığı kararları sonuna kadar desteklediğini aktaran gazeteci, yayınlanan programların formatlarının tekrar değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Şöhret yolunda heba oluyorlar
Gençlerin ünlü olabilmek için katıldığı yarışma programlarını eleştiren Şenay Düdek, bu tür programların kaldırılması gerektiğine işaret ediyor. Şenay Düdek sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bu yarışmalar resmen insanları öğütüyor. Şu an orada birinci olanların isimleri bile aklımıza gelmiyor. Ya pavyona düştüler ya da bunalıma girip intihar ettiler. Çoğu perişan olup yok oldu. O dönemde her gün konuştuğumuz Aydan, Firdevs, Bayhan şimdi nerde? Bu programlar gençlere kötü örnek oluyor. Çok izlendiği ve iyi para getirdikleri için yayınlanıyor." Düdek, marka olmuş insanların dışında birçok kişinin şöhret yolunda heba olduğunu hatırlatıyor. |