|
| Yüksek Mahkeme'ye yol gösteren Baykal'ın tavrı utanç verici | 0000-00-00 00:00:00 | Baykal'ın "Hukuk tanımayan, sayısal çoğunluğum var, ne istersem yaparım diyen iktidara karşı bir fren lazım değil mi? İnşallah Anayasa Mahkemesi gerekeni yapacak." yönündeki açıklaması, "Yüksek Mahkeme'ye baskı" olarak yorumlandı. Solun önemli isimlerinden Prof. Dr. Toktamış Ateş, Baykal'ın sözleri için 'utanç verici' nitelendirmesinde bulundu. CHP liderinin, AK Parti'yi kapatması için Anayasa Mahkemesi'ne yol gösterdiğini belirten Ateş, "Baykal'ın tavrı tek kelime ile ayıp. Utanç kaynağıdır. Mahkemeye yol gösteriyor ve bu partiyi kapatın diyor." ifadelerini kullandı. Baykal, 367 şartını Anayasa Mahkemesi'ne taşırken de benzer bir tavır sergilemişti. Baykal, "Başvurumuz kabul edilmezse çatışma çıkar." demişti. CHP lideri, söz konusu çıkışı önceki gün İzmir'in Gümüldür beldesindeki açılış töreninde yaptı. Törende Anayasa Mahkemesi'nin yararını anlatan CHP lideri, nüfusu 2 binin altında kalan belediyelerin kapatılmasını öngören düzenlemeye değindi. Baykal, "Mahkeme bu yanlışı düzeltirse
|
|
|
| DTP'liler, operasyonu durdurmak için Talabani'ye gidiyor | 0000-00-00 00:00:00 | Terör örgütüne yönelik operasyonları sürdüren Türkiye, Milli Güvenlik Kurulu (MGK)'ndan çıkan 'Kürt gruplarla görüşülmesi' kararı çerçevesinde siyasi diyalog çabalarına hız verdi. DTP de benzer bir girişimle PKK'ya yönelik operasyonların önüne geçmeye çalışıyor. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel ve Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek, bugün Irak'a gidiyor. DTP'lilerin görüşecekleri ilk isim, kara operasyonu sırasında Türkiye'ye tepki göstermediği için sert bir dille eleştirdikleri Irak Devlet Başkanı Talabani. Türk ve beraberindekiler, Irak'ın operasyonlara tepki göstermesini isteyecek. 10 Mayıs'a kadar bölgede kalmayı planlayan DTP heyeti, bölgesel Kürt yönetimi yetkilileriyle de bir araya gelecek. DTP'li vekiller, sınır ötesi operasyonları anlayışla karşılayan Talabani'ye sert suçlamalarda bulunmuştu. Kara operasyonu sonrasında Türkiye'ye gelen Talabani'yle hiçbir partilinin görüşmemesi de dikkat çekmişti. Habib Güler, Ankara
|
|
|
| İyi niyetli mesaj verdim, başka yerlere çekildi; bu beni çok üzdü | 0000-00-00 00:00:00 | Sarı-Kırmızılı futbolcu, kulübün resmi internet sitesinde yaptığı açıklamada, demeç sonrası çıkan tartışmalara, takımının lig mücadelesindeki son derece kritik döneminde, camianın yıpratılmaması adına bugüne kadar cevap vermediğini, şimdi açıklama yapma gereğini hissettiğini dile getirdi. Hakan Şükür şunları kaydetti: "Ben, hayatım boyunca Atatürk ilkelerine bağlı kalmış, laikliği bir yaşam tarzı olarak benimsemiş bir sporcuyum. Dünyanın her yerinde insanların ve tabii ki sporcuların vicdani inançları farklı olabilir. İnanç bireysel bir şeydir. Vicdan hürriyeti, kimsenin boyunduruğu altında olmamalıdır. Mücadele ettiğim formayla kazandığımız başarıları, zaferleri ve üzüntüleri de Musevi'sinden Hıristiyan'ına, Katolik'inden Protestan'ına, Ortodoks'una kadar, farklı inanç sahipleriyle paylaştım. Mutlaka çoğunuz için de bu böyledir. Özellikle sporda milliyet ve inanç farklılığını bir ayrılık olarak göstermek, sporun ruhuna aykırıdır. Mensubu olmaktan ve hizmet etmekten büyük gurur duyduğ
|
|
|
| Bahara coşkulu karşılama | 0000-00-00 00:00:00 | Edirne 4. Uluslararası Hıdırellez Şenliği'ne katılanlara yıl boyu uğur getirdiğine inanılan renkli yumurtalar verildi. Edirne'de Roman vatandaşlar, Hıdırellez'i Tunca Nehri'nde yüzlerini yıkayarak karşıladı. Evlenme çağındaki genç kızlar gelinlikleriyle, erkekler de en güzel kıyafetleriyle geldikleri nehir kenarında davul zurna eşliğinde eğlendi. Vanlılar, sabahın ilk saatlerinde Akköprü Mahallesi'nde bulunan dereye akın etti. Bahtlarının açılması için kızlar gece hazırladıkları gelinlik giymiş maketleri, çocuk isteyenler tahta beşikleri, ev ve araba isteyenler maketleri dere kenarına mum yakarak bıraktı. Çanakkale ve Samsun'da gece sahile inen onlarca kişi gün doğumunda, sahip olmak istedikleri şeyleri simgeleyen şekiller çizip dua etti. Hıdırellez, Mardin'de de davul-zurna eşliğinde kutlanırken, İzmir'de fotoğraf ve müziklerle Roman yaşamı İzmirlilerle sokakta buluştu. Edirne, Van, Çanakkale, Mardin, Samsun; Cihan
|
|
|
| Gazeteciler first lady'ye 'başbayan' diyecek | 0000-00-00 00:00:00 | Türk Dil Kurumu (TDK), medya çalışanları için 'Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu' hazırladı. Kılavuzda, iletişim araçlarında ve günlük yaşamda sıkça kullanılan yüzlerce yabancı kelimenin Türkçe karşılığı yer alıyor. Kılavuzda, first lady'ye 'başbayan', basketbola 'sepet topu', badmintona 'tüytop', zappinge 'geçgeç', ajandaya 'andaç', idealiste 'ülkücü', finanseye ise 'akçalanmış' denilmesi öngörülüyor.
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, bir konferans için geldiği Adana'da, medya çalışanları için bastırılan 50 bin kitapçılığın dağıtımını Anadolu Ajansı Adana Bölge Müdürlüğü'nde başlattı. Her dilde yabancı kökenli sözcükler bulunduğunu belirten Akalın, Türkçenin de başka dillerden söz aldığı gibi onlara sözler verdiğini vurguladı. Eklemeli bir dil olan Türkçenin diğer dillerin yaşadığı sorunlardan fazlasını yaşadığını söyleyen Akalın, "Çok fazla yabancı kelime kullanımı zaman içinde o sözlerin Türkçe karşılığının bile unutulmasına yol açıyor. Örneğin, son yıllarda çok
|
|
|
| Namaz kılan subayı gammazlayan vekili, Atatürk trenden indirmiş | 0000-00-00 00:00:00 | Atatürk, aynı milletvekilinin tekrar seçilmesini de engellemiş. Bu olayı aktaran Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Atatürk'ün, gammazcı vekil hakkında, "Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor." dediğini söylüyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı aylık Diyanet dergisinin nisan sayısında 'Atatürk, Din ve Din Adamları' konusu işlendi. Atatürk'ün din konusundaki düşünceleri ve uygulamaları, resmî dairelerde namaz kılanları ve bu kurumlarda mescit bulunduğunu gammazlayanlara en güzel cevabı veriyor. Dosyayı hazırlayan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Atatürk'ün din ve lâiklik hakkındaki görüşlerinin 'en az bilinen ve en çok istismar edilen' yönü olduğunu söylüyor. Sarıkoyuncu, "Özellikle 'lâiklik' konusunda pek çok çalışma vardır. Fakat bunların çoğu incelendiğinde görülecektir ki, ya Atatürk'ün din ile ilgili sözlerini aktarmakla yetinilmiş ya da onun lâiklik anlayışında din ve din adamlarına yer verilmemiştir." değerlendirmesini yapıyor.
|
|
|
| Vakıflar, su sebilleri ve çeşmeleri restore ediyor | 0000-00-00 00:00:00 | Koruma altına alınan çeşme ve sebiller tek tek restore edilerek, kültürel zenginlikler arasına katılacak. Vakıflar Haftası dolayısıyla, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen Su Sempozyumu'nun açılışında konuşan Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Osmanlı ve eski Türk devletleri döneminden kalma su kaynaklarının restore edileceğini açıkladı. Türk devletlerinde çok çeşitli vakıfların olduğunu söyleyen Beyazıt, kar vakfı, leylekler vakfı, çeyiz yardımı vakfı gibi farklı amaçlarla kurulan vakıfları örnek gösterdi. Beyazıt, su vakıflarının da halkın önemli bir ihtiyacını karşıladığını belirterek, bu amaçlarla inşa edilen çeşme, su yolu, sebillerin de günümüzde bakımsız kaldığını; ancak buna bu yıl son verileceğini kaydetti. Ankara, Zaman |
|
|
| Sivil inisiyatifin önü açılıyor | 0000-00-00 00:00:00 |
İçişleri Bakanlığı, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal ve mali gelişimlerinin önünü açmak amacıyla harekete geçti. STK'ların sivilleşme ve demokratikleşmeye katkısını artırmayı planlayan bakanlık, öncelikle bu kuruluşların yerel ve uluslararası etkinliklerini artırmayı planlıyor. Bu amaçla STK'larla işbirliğine gidilecek. İçişleri, sorunların tespiti amacıyla sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile ortak kurul oluşturup Ar-Ge çalışmaları yürütecek. İllerde sivil toplum geliştirme merkezleri kurulacak. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliğinde eğitim müfredatına STK'larla ilgili müfredat konulup, üniversitelerde STK bölümleri açılması sağlanacak.
Sivil toplum kuruluşlarının mali gelişimleri için fon desteği de yapılacak. Ancak fonlar proje esaslı olacak. Kamu kurumlarının proje esaslı fon desteğini artırmak amacıyla çalışmalara hız verilecek. Yardım toplamanın önündeki bürokratik engeller kaldırılıp, STK'ların 'izinsiz yardım toplayabilme ve kamu yararına çalışabilme' statüsünü e
|
|
|
| 'Ölümle tehdit'ten yargılanacak | 0000-00-00 00:00:00 | Mahkemeyi 'ciddiyetsizlikle' suçlayan baba Mehmet Tursun, Karşıyaka Adliyesi'nde görülen duruşmada, emniyeti çetecilikle suçlayarak 'kalem kırmıştı.'
Baran Tursun'un ölümüne neden olduğu iddia edilen polis memurunun avukatı Muammer Yurdakul, baba Tursun'un duruşma salonunda polis memurlarına yumurta attığını, adliye bahçesinde elindeki kalemi kırarak emniyet güçlerini 'çetecilikle' suçlayan basın açıklaması yaptığını hatırlattı. Yurdakul, "Bu gelişmeler üzerine 'özel işaretle, basın açıklaması yoluyla ölümle tehdit' ve 'emniyet güçleriyle devletin yargılama makamlarını aşağılama' suçlarından kendisi, eşi ve kızı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Savcılık, incelemenin ardından, şikâyeti haklı bularak dava açtı." dedi. Baran Tursun'un ailesinin avukatı Alper Bağıran ise acı çeken ailenin açılan bu yeni davayla uğraşacak olmasının üzücü olacağını ifade etti. İzmir, aa |
|
|
| Gerekçeli karar: Terörü övmek düşünce özgürlüğüne girmez | 0000-00-00 00:00:00 | Terörün tanımı, nedenleri, terörist faaliyetlerin nitelikleri, terör örgütü PKK'nın kuruluş ve yapısı ile bazı eylemleri geniş şekilde yer aldığı 34 sayfalık gerekçeli kararda, terör ve terör örgütlerinin övülmesinin düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. "Bu tarz hareketlerin suç olarak düzenlenmesi hukuk devleti olma standardı yüksek olan birçok ülkenin ceza kanunlarında yer almaktadır. Hiçbir devlet bölünmez bütünlüğünü hedef alan terör örgütlerinin övülmesine seyirci kalamaz.'' denilen kararda, terör örgütü PKK'nın bir kültürel etkinlik olması gereken Nevruz kutlamalarını örgütün propagandasına dönüştürmeye çalıştığı anlatıldı. Bu tür gösterilerde terör örgütü lehine atılan sloganlar, açılan bayraklar ve yapılan konuşmaların suç teşkil ettiği kaydedildi. Sanık Zana'nın 2007'de Nevruz etkinliğindeki konuşmasında, terör örgütü elebaşısını öven ifadeler kullandığının hatırlatıldığı kararda, şöyle denildi: "Terör elebaşısını yüceltmek, terör örgütünün
|
|
|