|
| İstanbul, 200 filmlik maratona hazır | 2008-03-12 07:50:57 | Yeni eklenen bölümler ve toplamda 200 filmle tutkunlarına büyük bir sinema ziyafeti çekecek festivalin tanıtım katalogları da geçtiğimiz yıllara nazaran daha bir ağır. Pazartesi akşamı Beyoğlu Rejans lokantasını dolduran sinema çevreleri, dosyalar ve kitapçıklar için poşet ararlarken, 5-20 Nisan tarihlerinde olup bitecekler için de meraklarını giderdiler. Söyleşiler, atölye çalışmaları, sinema dersleri, sergiler, partiler ve çeşitli konserler bu yıl da festivalin olmazsa olmazlarından... 4 Nisan'da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda açılışı yapılacak festivalin tanıtım gecesinde sponsorlardan Akbank adına konuşan Murat Güllü, böyle bir organizasyona katılmaktan duydukları mutluluğu anlatırken, Avrupa Konseyi İletişim Ataşesi Philippe Potentini ise, "İstanbul Festivali'yle çalışmak bizim için onur." dedi.
Festivalde tüm dünyayı siyasal ve ekonomik yönden etkileyen 1968 kuşağının 40. yıldönümü için özel bir bölüm ayrıldı. Lindsay Anderson'ın Altın Palmiyeli 'Eğer' filmi ve Demis
|
|
|
| Oscar'da sürpriz yok zirveye Coen kardeşler çıktı | 2008-02-29 08:57:04 | 80 yıldan beri düzenlenen Oscar'daki o büyük sanatçıların, mühim sinemacıların, dev şirketlerin dayanışma ve ortak zihniyet havuzunu gördükçe hayran olmamak mümkün değil. Oscar ödülleri, sinemanın en eski ve en popüler olanı. Dünya sinema sektörünün bulunduğu durum ve sinemayı elinde tutan çevrelerin nabzı sanki. Bu nedenle çoğu zaman 'kim almalı'dan ziyade 'kim alacak' sorusunun sorulduğu Akademi Ödülleri, politik ve sosyolojik izdüşüm okuma açısından da önemsenecek bir yarışma. Ki geçen yılki sunucunun aksine tekrar politik yönü ön planda olan bir isme sunuculuk yaptırarak, özellikle ABD'de kasım ayında yapılacak seçimler için sinemanın duruşunu da gösterdi. Size şaşırtıcı gelebilir ama bizdekinin aksine yeryüzündeki sanat camiası tutucu değil. Hani bizde paradigmanın yanında olan piyanistler, şarkıcılar, sinemacılar var ya! Hani 'darbe olursa davul çalarım' diye parmak şıklatanlar. Avrupa'da, Amerika'da öylelerini bulmak zor. Bu nedenle sunucu Jon Stewart'ın girişteki ince giydirme
|
|
|
| Millius, Türkiye'de belgesel çekecek | 2008-02-29 08:56:53 | Belgeselin ilk ayağı ile ilgili dün Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde basın açıklaması yapan Millius, Türkiye'de bulunmaktan ve farklı medeniyetleri böyle büyük bir projede gösterme imkânına sahip olduklarından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi. Çekimlerin yıl sonunda başlayacağı müjdesini veren usta senarist, belgeselin 20 bölümden oluşacağını ve 7 farklı dile çevrileceğini vurguladı. Osmanlı tarihini araştırdığını söyleyen senarist, en büyük hayalinin Kanuni Sultan Süleyman'ın belgeselini çekmek olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler (BM)'in katkıda bulunduğu medeniyetler arası yakınlaşma projesiyle doğu ve batı medeniyetlerinin birbirini tanıması amaçlanıyor. Projenin Türkiye ayağını Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyetler Araştırma Merkezi (MEDAM) yürütüyor. Bayram Kaya, İstanbul |
|
|
| Çağdaş sanatın 'anlar'ı İstanbul'da | 2008-02-29 08:56:50 | Galeri, çağdaş sanata yön veren Floransa Bienali 2007 ve Ferrara Collective Grubu sanatçılarını, 'Instants/Anlar' adlı uluslararası karma resim sergisinde bir araya getirerek, ilk kez Türk sanatseverler ile buluşturuyor. Anlar adlı sergi, 1-10 Mart 2008 tarihleri arasında Beşiktaş'taki Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde izleyicilerin beğenisine sunulacak. Sergiye uluslararası üne sahip pek çok sanatçı da katılıyor. Instants/Anlar sergisine katılan sanatçılar arasında, 35 yılı aşkın süredir yurtdışında yaşayan, Eser Afacan, Türkiye'de ilk defa sergi açacak olan Gilda Frumkin Vasileiadi ile Avustralyalı John Weeronga Bartoo dikkat çekiyor. Türk sanatseverler, Hollanda, Yunanistan, İtalya, Fransa, gibi Avrupa ülkeleri dışında Amerika, Avustralya ve Güney Afrika'dan gelen 30 sanatçıya ev sahipliği yapacak Instants/Anlar sergisi, çağdaş resim sanatının değişik coğrafyalara ait çeşitlemelerini, aynı anda tek mekanda izleyebilme fırsatı sunuyor. (0216 680 45 60) Kültür-Sanat
|
|
|
| 'Medeniyetlerin Buluştuğu Yer: Türkiye' sergisi New York'a taşındı | 2008-02-29 08:56:46 | Zaman'ın 21. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlediği "Medeniyetlerin Buluştuğu Yer: Türkiye" konulu fotoğraf ve karikatür sergisi, Brüksel'in ardından şimdi de New York'ta açıldı. Manhattan adasının en gözde mekânlarından birinde, Birleşmiş Milletler binası karşındaki Türkevi'nde açılan sergide Zaman çizerleri Cem Kızıltuğ, Dağıstan Çetinkaya ve Osman Turhan'ın karikatürleri ile Zaman foto muhabirlerinin objektifine yansımış Türkiye görüntüleri yer alıyor. Sergideki çizgi ve fotoğraflar, Türkiye'nin çok katmanlı, çok renkli ve çok sesli yapısından kesitler sunuyor.
Serginin önceki akşam gerçekleşen açılış törenine ilgi yoğundu. New York Başkonsolosu Mehmet Samsar başta olmak üzere seçkin bir davetli topluluğunun katıldığı gecede Samsar, "Zaman, yaptığı etkinliklerde sürekli bilgilendirici olmayı hedefleyen bir gazete. Geçtiğimiz yıl Avrupa Parlamentosu'nda açtığı sergiyi New York'a taşıdı. Birbirinden güzel bu eserler, umarım burada yaşayanlara güzel bir Türkiye düşüncesi sunar." dedi.
|
|
|
| 'Nice 40 yıllara Beşir Ayvazoğlu' | 2008-02-29 08:56:35 | İstanbul ve Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen yazarlar, bilim adamları ile dostları ve okurları gecede yazarı yalnız bırakmadı. Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik, belediye başkanı Mehmet Çakır ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı İsmet Yılmaz'ın konuşmalarıyla başladı. Yılmaz, Ayvazoğlu'nun sadece eserleriyle değil kişiliğiyle de saygıyı hak ettiğini söyledi. Dr. Murat Salim Tokaç'ın ney dinletisinin ardından panele geçildi. Prof. Dr. İskender Pala, Prof. Dr. Ali Birinci, Prof. Dr. İsmail Kara, Selim İleri, Prof. Dr. Fatih Andı, Mustafa Armağan ve Dr. Coşkun Yılmaz'ın katıldığı panelde konuşmacılar çeşitli yönlerden Ayvazoğlu'nu ve eserlerini değerlendirdi. Panelin ardından Ayvazoğlu'nun dostları ve okurları yazarla ilgili görüşlerini ve anılarını anlattı. Etkinliğin sonunda bir teşekkür konuşması yapan Beşir Ayvazoğlu, kendisini hor görülen Anadolu insanının temsilcisi olarak gördüğünü söyledi. Ayvazoğlu, "Kendimi başarılı olarak görmüyorum, ben sadece çalışkan bir karınc
|
|
|
| "Oscar'daki oy pusulamı arkadaşımın annesine doldurtuyorum" | 2008-02-29 08:56:31 |
Hollywood'un 'Kıyamet', 'Rüzgar ve Aslan' gibi filmlerle tanınan ünlü yönetmen ve senaristi John Milius'a göre Oscar ödül töreni lise balolarından farksız. Medeniyet Araştırmaları Merkezi'nin 'Batıya Akan Nehir' belgesel projesi kapsamında bir haftadır Türkiye'de bulunan Milius, "Kırmızı halıda yürüyenlerle ilgilenmiyorum. Ben, oy pusulamı arkadaşımın annesine veriyorum. O dolduruyor. En azından suçluluk hissetmiyorum. Çünkü filmlerin çoğu kötü ve seyretmiyorum. Umarım o seyrediyordur. Hollywood'daki senarist grevi keşke ödül törenini iptal ettirene kadar devam edebilseydi." diyor.
Önceki gün gerçekleştirdiği panelin ardından görüştüğümüz John Milius, kendisi de içinde yer almasına rağmen Hollywood'un, diğer sinema sektörlerini ezdiği düşüncesinde. Küçükken seyrettiği Fellini, Kurosawa gibi yönetmenlerin filmlerinin yerini şimdilerde Star Wars ve Spider Man'in aldığını, bunun sebebinin de sektördeki aşırı şirketleşme olduğunu ifade ediyor. Milius'a göre, artık stüdyoları bürokrat
|
|
|
| 'Bir daha burada görüşmeyelim' | 2008-02-29 08:56:19 | Galaya filmin yapımcısı Birol Güven, yönetmen Hamdi Alkan, oyuncular, basın mensupları ve gardiyanlar ile çok sayıda mahkum katıldı. Dünyada ilk kez mahkumların, senaryosunu yazdığı 'Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım' başlamadan önce bir teşekkür konuşması yapan Alkan, "Birçok insanın emeği var. Herkese teşekkür ederim; ama bir daha burada buluşmayalım." dedi. Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ise "Yakın zamanda yıkılması gündemde olan Bayrampaşa Cezaevi'nde çekilen film, ileride bir belgesel olarak da kayıtlara geçecektir. Yargı kararları eleştiriliyor denebilir. Bizler hakaret içermeyen yapıcı eleştirilere açığız. Film zaten hoşgörünün bir tezahürüdür." şeklinde konuştu. 2006 Haziran'ında Bayrampaşa ve Paşakapısı Tutukluevi'nin başlattığı 'Hayal Kurmak Serbest' projesi kapsamında çekilen filme Adalet Bakanlığı da dastek verdi. Mahkumlar, senaryosu ve müzikleri kendilerine ait olan filmde oyuncu olarak da rol aldılar. 'Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım'da, yanlışlıkla tutuklan
|
|
|
| İnceden bir huzur | 2008-02-29 08:56:16 | Film, hayatımızdan sessiz sedasız elini ayağını çeken panayırlarda yaşanmış sevgi dolu bir hikâyeyi aktarıyor. Hikâyenin kahramanları ise panayırda çalışan şarkıcı Nurşen ile yakınlardaki bir inşaatta görevli Cemal. İkisi de yaşamlarını bir yere sabitlemeden sürdüren, her daim yolculuk hayalleri kuran; bir yandan da hayatlarındaki zorlukları göğüslemeye çalışan karakterler. Geçmişlerine ve çocukluklarına özlem duyan Nurşen ve Cemal, olan biten olumsuzluklara rağmen umutlarını kaybetmemiş ince ruhlu insanlar. Onların ilişkilerine tanık olmanın yanı sıra, panayırda ve şantiyedeki detaylara, yan karakterilerin dünyalarına da yaklaşıyoruz filmi izlerken. Bazı teknik aksaklıklar göze çarpsa da, düşük bütçeyle kotarılmış bu film, izleyenin içine umut serpiştiriyor, yüzünde inceden bir tebessüm bırakıyor. Esra Demirkıran |
|
|
| Korku dışarıda ise içimizdeki ne? | 2008-02-29 08:56:11 | Öldüren Sis'in (The Mist) senaryosu, Stephen King'in Türkiye'de 'Sis' adıyla yayınlanan 'Skeleton Crew' isimli öyküsünden alınma. Tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkıyla birlikte David Drayton ve küçük oğlu Billy'nin yaşadıklarını anlatıyor. Ansızın patlayan fırtınada David Drayton'un evi de hasar görmüştür. Kasabada elektrikler kesilmiş, her yeri yıkıntılar kaplamıştır. David, kasabadaki süpermarkete gidip tamir için malzeme almayı düşünür. Kâbus gibi bir günde süpermarkete gitmek David'e kolay görünse de fena halde yanılmaktadır.
Kalın sis tabakasının içinde esrarengiz yaratıkların gizlendiğini ilk fark eden David olur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır gördükleri... Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insanın tabiatını hesaba katınca böyle bir şey mümkün olmaz. Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesiyle birlikte mantık devre dışı kalır. David
|
|
|