Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

Güncel Haberler

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
Evliliğini canlı tutmak isteyen; ilgiyi eksik etmemeli2008-01-08 02:31:47
Halbuki sevginin büyüsünü bozan evlilik değildir. Sevdiklerini elde edenler, evlendikten sonra birbirlerine yeterli ilgiyi göstermiyorlar. Daha önce sevdiği için uykusuz kalan gözler, onu görmüyor. Sahip olmak için plan yapanlar, sevdiğinin yanında olduğunun farkına bile varmıyor. Narin sevgi çiçeğinin ilgisizlikten sararıp solacağı unutuluyor. "Ben zaten onu seviyorum" düşüncesiyle ilgisiz davranmanın sevgi büyüsünü bozacağı dikkate alınmıyor. Erkek, işten gelir gelmez, "Off! Çok yoruldum." diyerek hemen TV'nin düğmesine dokunuyor. Oysa önce eşinin günün nasıl geçtiğini, ayaküstü de olsa sormalıdır. Bu davranış kadında "eşimin ilk ilgi alanı ben olduğuma göre demek ki, beni çok seviyor" duygusu uyandırır. Eşi tarafından ilgi görmeyip ihmal edilen kadın kendisini ev işine verir. Gözü sadece işini görür. Bazı erkek de kadının maddi ihtiyacını karşılamakla onunla ilgilendiğini sanır. Elbette her dakika aşk destanı yazılmaz. Ama sevgi dolu bir bakış, bazen hoş bir gülüş, bir çiçeği sunu

Yeni doğan bebeğin bakımı korktuğunuz kadar zor değil2008-01-08 02:31:42
Eskisi gibi kalabalık ailelerde yaşanmadığı için, evde bebek bakımında yol gösterecek tecrübeli büyüklerin olmaması korkularını büyütüyor. Bebekteki en ufak bir değişiklik annede büyük korkulara yol açabilmekte ve ebeveyn doktora koşmaktadır. Hamilelik döneminde bebek bakımıyla ilgili kitaplar okunmuş, başka annelerden öneriler alınmış olsa da, tecrübe edilmeyen her durumda acemilik yaşanması normal bir durum. Genç anne-babaların öncelikle her şeyin mükemmel olması gerekmediğini ve her bebeğin farklı bir gelişim gösterdiğini kabul etmesi gerekiyor. Bu durum kardeşlerde bile farklılık gösteriyor. Hangi durumun acil, hangisinin normal olduğunu öğrendikten sonra yeni doğan bebeğin bakımı çok da zor gelmiyor. Medical Park Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Balgöz Ergül, yeni doğan bir bebek eve götürüldükten sonra yapılacak en önemli şeyin yeteri kadar emzirmek olduğunu söylüyor. Bebek 2-3 saatte bir uyanıp ağlayarak emmek istiyor ve annenin memesini tutup 15 daki

İdealsizlik insanı tembelleştirir2008-01-07 10:48:26
Çünkü hayatın anlam arayışı insanın temel varoluşsal kaygılarındandır. İnsanın hayatına anlam katacak bir hedef, yaşamak için insana psikolojik bir enerji oluşturur. Bu nedenle gerekli yaşam enerjisi için gençlerin duygu dünyasını ne ile beslediğiniz çok önemli. Duygu yoksunluğu, zevk düşkünlüğü ve idealsizlik, isteksizliğin de en büyük sebebidir. Duymayan anlayamaz, düşünemez, tefekkür edemez. Hissetmeyen isteyemez. Derslerinden, ailesinden, toplumundan, tarihinden soğumuş gençlerde duygusuzluk göze çarpar. Duygusuzluğun, zevk düşkünlüğünün temelinde ise insanın düşünememesi, tefekkür edememesi yeryüzünde sonsuza dek yaşayacağı hissine kapılması yatar. Biz düşünmüyoruz, bizim yerimize televizyonlarımız düşünüyor. Spor müsabakaları, müzik ve dans yarışmaları, piyangolar, at yarışları, kahvehanelerde, İddaa bayilerinde ve internet kafelerde geçirilen boş zamanlar, hayatımızın her köşesini işgal ediyor. İnsanın kendisini dinlemesine ve düşünüp tefekkür etmesine izin verilmiyor. Maales

Ailelerin onay vermediği evlilikler, kısa ömürlü oluyor2008-01-07 10:48:24
Ailelerin rızasını almadan veya yok sayarak gerçekleştirilen evliliklerin ömrünün çok kısa olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, aile rızası olmadan gerçekleştirilen evliliklerin yarıdan fazlasının ilk bir yıl içinde boşanmayla sonuçlandığını bildiriyor. Erciyes Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yıldız Özkan Dereli, ailelerden biri veya ikisinin evlenme kararına karşı çıkması sonrasında yeni evliler için önü alınamayacak sorunların başladığına dikkat çekti. Aile ve çocukların birbirlerini anlayıp dinlemeye çalışmaları gerektiğinin altını çizen Dereli, aksi takdirde evlilikten kısa bir zaman sonra aile içi şiddet ve geçimsizlikle boşanmaların yaşandığını söyledi. Evlilikte doğru eş seçiminin çok önemli olduğunu dile getiren Dereli, "Bireyler yalnız yaşamaya göre değil, topluluk içinde diğer insanlarla birlikte yaşamaya uygun şekilde programlanmıştır. İnsanların kendi cinsleriyle kurdukları ilişkilerin yanında karşı cinsle ilişki kurmaya da ihtiyacı vardır. Beraberlikler

Çocuk ağlasa da kararınızdan dönmeyin; yoksa tüm isteklerini ağlayarak yaptırır2008-01-07 01:18:29
Çocukların isteklerini konuşarak bildirmeleri gerekir. Anne-babalar olarak çocukların ağlamaları karşısında takındığımız tutum çok önemlidir. Çocuğun bir isteğini yapmadığımızda çocuk ağlamaya başlıyor ve daha sonra o isteğini yapıyorsak çocuğa "senin isteğini yapmam için senin ağlaman gerekiyor" mesajını vermiş oluruz. Bu duruma alışan çocuk da tüm isteklerini ağlayarak anne-babasına yaptırır. Anne-babalar çocuklarının isteklerini ya hemen kabul edecekler ya da hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerdir. Çocuklar ne kadar ağlarsa ağlasınlar, kararımızdan dönmemeliyiz. Böylelikle çocuğumuzun ağlamalarını önlemiş oluruz. Çocuklarda "ne yaparsam yapayım, anne ve babamı kararından vazgeçiremem" düşüncesini oluşturmalıyız. Örneğin baba evden çıkarken çocuk 'Beni de götür' dediğinde, baba da 'Olmaz, götüremem' diyor. İsteği yerine gelmeyen çocuk ağlamaya başlıyor ve 'Hadi bugünlük biraz gezdirip getireyim, çocuğun gönlü olsun' diyor. Bu durumda çocuk gözyaşının gücünü kullanıyor ve isteklerini

Genç çiftler, evlilikte neden hayal kırıklığı yaşıyor?2008-01-07 01:18:26
Sonuçta herkesin eksik ve kusurlu bir insan olduğunu görmek canını yakıyor ve büyü bozuluyor yavaş yavaş. Bu tükenişin kökü aslında evliliğin öncesine dayanıyor. Düğün günü yaşanan mutluluğun ömür boyu devam edebilmesi için ondan önce cevap verilmesi gereken iki soru var: Çocuklarını evlendirmeye karar veren anne-babalar 'Evladım evliliğe hazır mı?', evlenmek isteyen genç de 'Neden evleniyorum?' sorusuna cevap bulmalı. Kişisel Gelişim ve Davranış Bilimleri Uzmanı Fatma Taş, ailelerin sadece yaşına bakarak 'vakit geldi, geçiyor' diye çocuklarını evliliğe zorladığını belirtiyor. Bilgi, akıl, fizik yapı ve maddî imkânlar açısından evlilik sorumluluğunu üstlenip üstlenemeyeceği çok fazla hesaba katılmıyor. Çoğu gencin neden evlendiğini tam olarak düşünmediğini söyleyen Fatma Taş, 'Gençler neden evleniyor?' sorusuna şu cevabı veriyor: "Gençler genellikle sevdiği kişiyle mutlu ve huzurlu bir hayat sürme niyetiyle evlendiğini söyler. Rahat etmek, aile baskısından kaçmak, istemediği biri ye

Gençlerin çoğu nikâhsız birliktelik istemiyor2008-01-07 01:18:23
Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nce yaptırılan bir araştırma, gençlerin yüzde 56,5'inin sanal ortamda tanışarak evlenmeye karşı olduğunu ortaya koydu. Dr. Nesrin Türkarslan ve Semra Yurtkuran Demirkan'ın yaptığı "Üniversite son sınıf öğrencilerinin evliliğin kuruluşuna ilişkin görüş ve düşünceleri'' konulu araştırma kapsamında, 12 üniversitede okuyan 1.682 son sınıf öğrencisiyle görüşüldü. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 89,3'ü kamu, yüzde 10,7'si vakıf, yüzde 85,7'si Türkçe, yüzde 14,3'ü yabancı dilde eğitim veren üniversitelerde öğrenim görüyor. Araştırmaya katılan gençler, kadın için en uygun evlilik yaşının 25-29 olduğunu belirtiyor. Erkek öğrencilerin yarısı kadın için uygun evlilik yaşının 20-24, kız öğrencilerin yüzde 60,3'ü ise 25-29 olduğunu düşünüyor. Erkek için uygun evlilik yaşı konusunda ise yaklaşık oranlarda olmak üzere kız ve erkek öğrencilerin yüzde 60'ı 25-29 yaş görüşünü dile getirdi. Öğrencilerin yüzde 81,2'si, eş seçerken kararı kendilerinin v

İyileşmeyen kronik yaralar, yeşil sinek larvalarıyla tedavi ediliyor2008-01-07 01:18:00
Proje sorumlusu Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Erdal Polat, proje fikrinin, Prof. Dr. Kosta Mumcuoğlu tarafından 2004 yılında Cumhuriyet Üniversitesi ve İsrail'deki Hebrew Üniversitesi'nde tıptaki önemli böceklerle ilgili verdiği seminere katılması, bu tedavi sistemi hakkında bilgi edinmesiyle ortaya çıktığını söyledi. Polat, yöntemin, "Türkiye'de ilk olma özelliği taşıdığını'' dile getirerek, tedavinin daha çok, yarası olan diyabetik hastalarda uygulandığını, aynı zamanda hiçbir antibiyotiğe cevap vermeyen yaralarda da kullanılabildiğini bildirdi. Erdal Polat, hastalar arasında 5 yıldır yara tedavisi gören, ancak yaraları iyileşmeyen hastalar bulunduğunu ifade ederek, "Hiçbir şeyden sonuç almamış hastalar, bize müracaat ediyor en son aşamada. Ya ayağı kesilecek, ya yaralı olan kısım alınacak. Bunu yapmadan önce deneyebileceğimiz bir tedavi yöntemi bu.'' dedi. Polat, ölü dokunun cerrahi müdahale ile çıkarılması durumunda alttaki sağl

Babanın eve geç gelmesi güven eksikliğine yol açıyor2008-01-07 01:17:52
Gün geçtikçe zorlaşan hayat şartları ve ihtiyaçların değişmesi sebebiyle günümüzde çalışan annelerin sayısı giderek artmaktaysa da halen evin maddi ihtiyaçları babalar tarafından karşılanmaktadır. Ev geçindirmekte zorlanan erkekler ise genellikle yaptıkları ek işlerle geçimlerini temin etmeye çalışıyorlar ya da kendi işinde çalışanlar işlerinin hacmini genişletiyor. Bu da beraberinde uzun saatler boyunca çalışmayı getiriyor. Sabah erkenden işe gidip gece geç saatlerde evine gelen bir eş, ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak için çırpınırken çoğu zaman onların manevi ihtiyaçlarına yetişememenin sıkıntısını yaşıyor. Birlikte sofraya oturamamak, çocuklarla ve eşle sohbet edememek gün boyu yaşananları paylaşamamak aile üyelerinin psikolojik doyuma ulaşmalarını engelliyor. Evdeki gergin hava ile birlikte artan kaygı, çocuktaki özgüven kazanımını olumsuz şekilde etkiliyor. Çocuğun babaya olan ihtiyacı anne karnından itibaren başlar. Annenin hamilelik döneminde eşinden destek görmesi çok

Yaygın ve sürekli kas ağrılarının tedavisi düzenli egzersizle mümkün2008-01-07 01:17:45
İnatçı kas ağrıları, yorgunluk ve vücutta ağrılı noktalarla kendini gösteren fibromiyalji ağrıları günden güne değişebiliyor ve çok farklı şiddetlerde seyredebiliyor. Fibromiyalji, eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açmayan; ancak kişinin hayat kalitesini önemli derecede bozan kronik bir hastalık. Ethica İncirli Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Öncel, çocuklar da dahil olmak üzere her yaş grubunda görülmekle beraber fibromiyaljinin özellikle 30-50 yaş grubunu tehdit ettiğini kaydetti. Hastaların yüzde 70-80'i kadınlardan oluşuyor. Genel olarak toplumda yüzde 5 oranında görülüyor. Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte birçok görüş öne sürüldüğünü anlatan Prof. Dr. Ahmet Öncel, "Stres, kaygı, depresyon, travma, romatizmal hastalıklar, ağır çalışma temposu, uyku bozuklukları, rutubetli ortam, bilgisayar kullanmak gibi uzun süre aynı pozisyonda durmanızı gerektiren işlerin de içerdiği birçok durum fibromiyaljiye neden oluyor.'' diyor. Fizyoterpist Serpil Çolak, hastalı

<<ilk ... 8 9 10 11 12 [13] 14 15 Son >>

eXTReMe Tracker