Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

Güncel Haberler

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
Altın Ayı ödülü, Brezilya'ya gitti2008-02-18 15:20:43
Film, Rio de Janeiro kentinin varoşlarında uyuşturucu mafyasına karşı mücadele eden askerî polisin bir özel timini konu alıyor. İngiliz oyuncu Sally Hawkins ise 'Happy-Go-Lucky' filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında Gümüş Ayı ödülüne layık görüldü. En iyi erkek oyuncu dalında İranlı oyuncu Rıza Naci, yönetmen Macid Macidi'nin 'The Song of Sparrows' (Serçenin Şarkısı) filmindeki işsiz baba rolüyle Gümüş Ayı ödülünü aldı. En iyi reji dalında petrol arayan insanların dramını yansıttığı 'There Will Be Blood' filmiyle Amerikalı Paul Thomas Anderson Gümüş Ayı'ya layık görüldü. En iyi senaryo ödülünü Çinli yönetmen Wang Xiaoshuai, 'In Love We Trust' (Aşka İnanırız) adlı filmiyle aldı. Filmde kanser hastası çocuğu için mücadele eden bir annenin hikâyesi anlatılıyor. İlk kez gösterime giren filmler arasında da, Japon yönetmen Kumasaka İzuru'nun 'Asyl-Park and Love Hotel'i en iyi film seçildi. Berlin, aa

Rusya'ya beni insanların çığlıkları itti2008-02-18 15:20:42
Tarih nerede biter; kurgu nerede başlar? Tarihin koridorlarında çıplak ayak yürüyüp, kurgunun yordamında ezber bozmak için nasıl bir zırh kuşanmalı? Uzağı anlatırken, yakına bigâne kalmamak gerekli, belki de... Hele ki 'Eyy Uhnem!' seslerinin yankısı 'Eyvah!' nidalarına karışıyor, insan çığlıkları sizi 'Doğu'nun kuzeyinde, batısında, güneyinde ve doğusunda bir gezintiye çıkarıyorsa... Alev Alatlı'nın "Gogol'ün İzinde" başlattığı nehir roman serisi, üçüncü cildi 'Eyy Uhnem!'de Volga Türküsü'nün hüzünbaz melodisi eşliğinde devam ediyor. 'Eyy Uhnem' hakkında konuştuğumuz Alatlı, bu yolculuğa başlama gerekçesini şöyle açıklıyor: "Beni oraya çığlıklar itti. Rusların ayakkabısını giyerek, onları anlamaya çalışıyorum." Eyy Uhnem!, 1991 sonrası Rusya'da başlayan Glasnost dönemi değişimini anlatıyor. Ve Amerikalı işadamı Paul Tatum ve Rahip Mening'in öldürülmesi olaylarının tahlili iki gizi ifşa ediyor. "Tatum cinayetinin üzerinde hiçbir giz yok aslında. Tavuk kümesine girmiş tilkilerin dalaş

Cem Karaca'ya hasret gecesi2008-02-11 03:27:36

Etkinlikte konuşan sanatçının oğlu Emrah Karaca, babasını çok özlediğini belirterek, "İçimdeki acının boyutları gün geçtikçe daha da büyümeye başladı. Her geçen gün içime daha çok acı düşüyor. Ona 'baba' demeyi çok özledim.'' dedi. 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın eşi Semra Özal da, "Rahmetli eşim ve ben her zaman sanatçıların yanında olduk. Her şeyin serbest olmasını öngören eşim, Cem gibi bir sanatçının yasaklı olmasını hazmedemedi.'' diye konuştu. Gecede, Erol Büyükburç ve Cahit Berkay'ın da aralarında yer aldığı sanatçılara ve trafik kazasında hayatını kaybeden Barış Akarsu'nun babası Selahattin Akarsu'ya plaket verildi. İstanbul, aa


14082008-02-11 03:27:35

Uyduruk perili evler ve mezarlıklarda bir dizi kitap yazdıktan sonra Enslin'in hayaletlerden uzak hayatı, kötülüğüyle ün salmış Dolphin Otel'in 1408 numaralı odasında kalmaya başlamasıyla değişir. Otel müdürünün uyarılarına aldırış etmeyen yazar, perili olduğu söylenen bu odada yıllardan beri kalan ilk kişidir. Yeni bir kitap yazacaktır; ama Enslin'in önce şeytanlarla yüzleşmesi gerekiyordur. Mikael Hafström'ün yönetmenliğini yaptığı film, Samuel L. Jackson ve John Cusack gibi iki ünlü oyuncuyla korku ve gerilimi oldukça iyi dengeliyor. Film Türkçe dublajlı. ABD, 2007 / 104 dk. Tiglon


PAN'IN LABİRENTİ2008-02-11 03:27:34

Devrimcilere göz açtırmamaya kararlı, sert uygulamalar yapan asker baba, kırsal bir bölgedeki karargâhta yaşamaktadır. 10 yaşındaki Ofelia yeni taşındığı evin arka bahçesinde esrarengiz bir labirent keşfeder. Labirentte yaşayan Pan adındaki yaratık, küçük kızın tüm hayatını değiştirecektir. Yönetmen Guillermo Del Toro, küçük bir kızın hayal dünyasından yola çıkarak, faşizmin yıkıcılığı üzerine göndermeler yapıyor. Film, 2006'da Cannes'da Altın Palmiye için yarışmıştı. Film Türkçe dublajlı izlenebilir. İspanya, 2006 / 114 dk. As Sanat


Muhabbeti uzatmaya çalışıyoruz2008-02-11 03:27:33
Murat Aydemir, genç kuşağın en önemli tambur icracılarından biri. Derya Türkan ile hazırladığı iki "Ahenk" albümü ve İncesaz grubuyla yaptığı çalışmaların yanı sıra onlarca albümde tamburuyla yer aldı. Tamburunun tınısına aşina olan Türk müziği dinleyicileri, uzun yıllardır Aydemir'den solo bir albüm bekliyordu. Sanatçının beklenen ilk solo albümü Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Dinleyenlerin "iyi ki beklemişiz" yorumunu yaptığı albümde Aydemir, bu kez Tambûrî Cemil Bey'den Tambûrî Refik Fersan'a, Nûman Ağa'dan kendi hocası Tambûrî Necdet Yaşar'a kadar ustalarının eserlerini yorumlamış. Klasik Türk müziği dinleyicileri için birçok sürprizin yer aldığı albümün en büyük sürprizi ise sanatçının izinden yürüdüğü Tambûrî Cemil Bey ile yaptığı düet. Albümün açılışında, Tambûrî Cemil Bey'in orijinal plak kaydına yer verilmiş ve kemençe ile icra ettiği taksim ve peşreve Murat Aydemir de tamburuyla eşlik etmiş. Biz albümün neden bu kadar geciktiğini sormaya hazırlanırken Aydemir, aslında

Daumier, 200. yaşında sanal âlemde2008-02-11 03:24:08

Türkiye'de Cemil Cem, Edip Hakkı Köseoğlu, Cihat Burak, Mevlut Akyıldız gibi sanatçıların da önemli ölçüde feyz aldığı Daumier (1808-1879), yaşadığı dönemin iktidar politikalarını ve bunun toplumdaki yansımalarını yeren çizimleri ve karikatürleriyle tanınıyor.

Gençlik yıllarında önce bir mübaşirin, ardından da bir kitapçının yanında çalışan Daumier, halkın her kesiminden insanları gözlemleme imkanı buldu ve bu deneyimlerini eserlerine ustalıkla yansıttı.

Cesur yaklaşımları nedeniyle birçok kez hukuksal sorunlar yaşadı. Dönemin hiçbir edebiyat ya da sanat topluluğuna katılmadı.

Geoffroy, Daumier'in sanat anlayışını "Detayları önemsemeyen, insanın ebedi şehvetlerini ve hiç değişmeyen varoluşunu kaydeden bir tarihçidir." sözüyle özetliyor.

Sergiye, küratörlüğü üstlenen Haşim Nur Gürel'in sanatçıyı tanıtan metni eşlik ediyor. (www.sanalmuze.org) Kültür-Sanat


İstanbul'un İtalyan yüzü2008-02-11 03:24:07
Şehr-i İstanbul'un gönül çelen manzaralarından Galata Kulesi, İstanbulluların buluşma noktası Taksim Cumhuriyet Anıtı, tezahüratların dur durak bilmediği Beşiktaş İnönü Stadyumu, 'kayıp cami' olarak bilinen Karaköy Mescidi ve daha nice tarihî binanın ardında İtalyan sanatçıların imzası olduğunu söylesek ne dersiniz? Hafiften kulak kabartmanıza vesile olacak bu bilgiler, her gün önünden geçtiğimiz binaların biraz şaşırtıcı biraz da keyifli hikâyelerine çağırıyor. Araştırmacı-yazar Burçak Evren, hazırladığı İstanbul'daki İtalyan İzi adlı kitapla yedi tepeli şehrin bağrına saklanmış İtalyan mimarların, ressamların, müzisyenlerin ve bilim adamlarının peşine düşüyor. 19. ve 20. yy'da İstanbul'a gelerek, kentte iz bırakan İtalyan sanatçı ve bilim adamları arasında namı diyar diyar dolaşan pek çok kimse var; müzisyen Donizetti Paşa, mimar D'Aronco, ressam Zonaro, heykeltıraş Canonica, eczacı Ottoni, Doktor Vuccino gibi. Galata ve Haliç köprüleri yapma düşüncelerini hayata geçiremeyen Leona

90 yıl sonra, 90 tarihçi II. Abdülhamid'i anlatacak2008-02-09 14:17:41
Bu durumun farkına varan 90 tarihçi, vefatının 90. yılında Sultan Abdülhamid'i çeşitli etkinliklerle anlatmayı deneyecek. Yard. Doç. Dr. Erhan Afyoncu ve Dr. Coşkun Yılmaz önderliğinde bir araya gelecek olan 90 tarihçi, bugün saat 12.30'da Abdülhamid'in vefat ettiği Beylerbeyi Sarayı'nda buluşacak. Saat 13.30'da da Sultan Abdülhamid'in Divan Yolu'ndaki türbesine gelecek olan tarihçiler, II. Abdülhamid ile dönemini değerlendiren konuşmalar yapacaklar. Sultan Abdülhamid'i anma programlarına 13 Şubat Çarşamba günü saat 20.00'de yine birçok akademisyenin katılımıyla Üsküdar Belediyesi Altunizade Kültür Merkezi'nde devam edilecek. 33 yıl gibi uzun bir süre Osmanlı devletini yöneten sultan II. Abdülhamid, 10 Şubat 1918'de Beylerbeyi Sarayı'nda vefat etmişti. Programa katılacak tarihçilerden bazıları şunlar: Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Prof. Dr. İdris Bostan, Prof. Dr. Abdulkadir Özcan, Prof. Dr. Feridun Emecen, Prof. Dr. Ali Akyıldız, Prof. Dr. Tufan Buzpınar, Prof. Dr. Ali Arslan, Prof. Dr.

Üç yazarın gözüyle Cumhuriyet'imiz2008-02-09 14:17:40

Kitabın tanıtım toplantısı önceki akşam Les Ottomans Otel'de gerçekleştirildi. Bahçeşehir Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel'in ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya yazarların yanı sıra Ekrem Dumanlı, Sedat Ergin, Yusuf Ziya Cömert, Mustafa Karaalioğlu, Doğan Hızlan, Taha Akyol, Güneri Civaoğlu gibi gazetecilerle akademisyenler katıldı. İsmail Küçükkaya konuşmasında, "Üç hocamızı da Türkiye'nin entelektüel birikimini yansıtan insanlar olarak gördüm. Bu hocalarımızın çok farklı bakış açılarını irdeleyerek Cumhuriyet kavramını bugün herkesin bir kere daha anlamasını ve Cumhuriyet'imizi sevmesini anlatmaya çalıştım." dedi. Kitapta yer alan söyleşilerde İlber Ortaylı, Atatürk'ü ve nasıl bir Cumhuriyetçi olduğunu; Hilmi Yavuz, Cumhuriyet'e giden yolda Türk modernleşmesini; Deniz Ülke Arıboğan ise ulus-devlet kavramını anlatıyor. Kültür-Sanat


<<ilk ... 9 10 11 12 13 [14] 15 16 17 18 19 ...Son >>

eXTReMe Tracker