|
| Anadolu Ateşi Troya efsanesini yakıyor | 2008-04-04 17:05:36 | Daha önce pek çok kez, tiyatro, opera ve sinemaya uyarlanan efsane, Anadolu Ateşi dans topluluğu tarafından içeriğine en yakın şekilde yorumlanarak sahneye taşınıyor. Genel sanat yönetmenliğini Mustafa Erdoğan'ın yaptığı topluluğun yeni gösterisi Troya, İstanbul Gösteri Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Mustafa Erdoğan, Troya projesi fikrinin ilk kez 1999 yılında ortaya çıktığını ve 8 Nisan'da seyirciyle buluşacak gösteri için yaklaşık dört yıldır hazırlandıklarını söyledi. Troya'nın, Anadolu halkına ait bir efsane olduğunun altını çizen Erdoğan, "Dünyadaki tüm Troya yorumları karşı taraftan bakılarak yazıldı. Biz üzerine bastığımız topraklardan hareketle buralı bir hikâyeyi, içeriğine en yakın şekilde yorumlayıp dünyaya anlatmak istiyoruz." dedi. Erdoğan, gösteride, efsanedeki barışı hedefleyen Anadolu dayanışmasının öne çıktığını belirtti.
Projenin tarih danışmanlığını Troya kazı çalışmalarını yürüten arkeolog Doç. Dr. Rüstem Aslan üstleniyor. 120 dansçının ro
|
|
|
| [ARKADAŞIM TİLKİ] Seni sevdim tilkicik | 2008-04-03 17:05:09 | Belgesel tadında bir kurmaca olan filmde görüntüleri izlerken tabiattan ne kadar uzaklaştığınızı bir kez daha hatırlıyorsunuz. Dünya üzerinde böyle bir yer var mı diyebileceğiniz kadar güzel bir coğrafyada, en az o mekan kadar temiz küçük bir kız ile bir tilki arasında yaşanan dostluk yatıyor hikâyenin merkezinde. Fransa'nın doğusunda, dağların eteklerine sığınmış bir köyde 10 yaşlarında bir kız çocuğu yaşamaktadır. Küçük kız bisikletiyle okula giderken ormanda bir tilki görür. Tilki önceleri korkup kaçsa da zamanla küçük kızla aralarında arkadaşlık başlar. Bir gün kızın ayağı kırılır ve bir süre ormana gidemez. Bu süre içinde vahşi hayvanlarla karşılaşan tilki ölümden döner. Kış gelince de bir kovuğu yuva yapar. Baharda iyileşen kız, tilkiyi yavruladığı yerde bulur ve arkadaşlıkları kaldığı yerden devam eder. Ama küçük kız tilkiyi evcilleştirmeye kalkınca işin seyri değişir. 'İmparatorun Yolculuğu/The March of The Penguins' ile 2006 yılında En İyi Belgesel Oscar'ını alan Luc Jacquet'
|
|
|
| [ÖLÜMCÜL OYUN] Kadının adı var, kendi yok | 2008-04-03 17:05:07 | Ölümcül Oyun (Sleuth), bir kadın için çarpışan iki erkeğin öyküsünü anlatsa da meselenin merkezine bu hisleri, iktidar ve güç mücadelesini koyuyor. Popüler dedektif romanlarının yazarı ve İngiliz aristokrasisinin temsilcisi yaşlı Andrew Wyke (Micheal Caine), film boyunca hiç görmediğimiz genç, güzel bir kadınla evlidir. İşsiz bir oyuncu olan genç Milo Tindle (Jude Law) ise ailesi İtalya'dan göçmüş bir İngiliz olarak hem göçmenleri hem de avamı temsil etmektedir.
Kadın, Milo ile birliktedir ve kocasından boşanmak istemektedir. Milo, Andrew'i karısından boşanmaya ikna etmek için ziyaret eder. Stüdyoda çekilmiş olan; bir malikane ve onun bahçesinde geçen film önceleri psikolojik, sonra ise fiziksel bir mücadele içine giren iki erkeğin doğası hakkında birçok fikir içeriyor. Her iki oyuncunun, ama özellikle de Caine'in oldukça başarılı performans sergilediği filmin en sürükleyici unsuru ise gördüğümüz tek mekandaki sahne düzenlemesi. Teknoloji ve mekan duygusu üzerine oldukça düşündürte
|
|
|
| Kıyamet öncesi kargaşa! | 2008-04-03 17:05:04 | Lezzetli yemek ya da acil şifa için bu seçim çoğu zaman işe yarasa da, bir hikâyeden bahsederken olabildiğince açık ve kararlı olmaya çalışmak en iyisidir. Olayın döndüğü ana damarı kaybetmeden, yan öykülere değinmek; ucu ne denli açık olursa olsun, dinleyeni ne kadar büyük soru işaretleri ile baş başa bırakırsa bıraksın bir sona bağlamak hikâye anlatıcılığının önemli unsurlarından sayılır. Filmler de böyledir. Çünkü örtülü yahut zihin zorlayan filmler bile aslında odaklandıkları bir mesele barındırır içerisinde.
Kıyamet Öyküleri (Southland Tales) bahsi geçen 'ana yolu kaçırma' önerisinin tam aksi bir film. İçinde barındırdığı bilgi ve referansları düşünürsek, dışarıda bıraktıklarının listesi daha kısa olabilir bile diyebiliriz. İçinde Güney Amerikalıların paranoyasını, Irak savaşını, yeraltı örgütlenmelerini (örgütün adı Neo-Marxistler), terörist saldırıları, küresel ısınmayı, sağcı Amerikan hükümetini, Hollywood'u, popüler kültürün birçok ürününü ve nihayetinde bir kıyamet halini
|
|
|
| Tiyatro festivalinin biletleri indirimli, programı renkli | 2008-04-02 17:04:50 | İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl Aygaz ve Opet'in sponsorluğunda düzenlenen 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 15 Mayıs-4 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalin programı önceki gün DOT Tiyatrosu'nda düzenlenen toplantıyla açıklandı. Tanıtımı alışılageldiği üzere İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı yapmadı. Eczacıbaşı sözü bu kez festival direktörü Dikmen Gürün'e vermişti. Tiyatroseverlerin çok hareketli bir festivalle buluşacağını söyleyen Gürün, "Tiyatroseverlerin ilgisi büyük. Bu ilgiyi daha da büyütmek için yerli oyunlarda bilet fiyatlarını 10 YTL'ye kadar indirdik." dedi. Almanya, Danimarka, Fransa, Hırvatistan, İtalya ve Litvanya'dan toplulukların festival programında, 70'in üzerinde gösteri yer alıyor. Festival, 15 Mayıs akşamı Aya İrini'deki törenle başlayacak. Atatürk Kültür Merkezi, Haldun Taner Sahnesi, Kenter Tiyatrosu gibi 17 farklı mekân, gösterilere ev sahipliği yapacak. Ünlü konukların katılacağı söyleşi ve konferansl
|
|
|
| Ceylan kardeşlerden babalarına doğum günü hediyesi | 2008-04-02 17:04:48 | Geçen yılki bir yazısında "Şimdi biz nasıl babalarız böyle?" diye hayıflanarak babaları şöyle anlatmıştı Ali Çolak: "Kapılardan sığmayan adamlardı. Dağ gibi gece ve gündüz, ayakta. Sanki bin yıldır yaşıyor, bin yıldır baba... Çok düşünür, az konuşur, belki hiç gülmezlerdi. Babalık böyle bir şeydi. Çalışırlardı bilinmez bir amaç için, ölesiye... Şikâyet, yazıklanma, yılgınlık olmazdı hallerinde..."
Kelimeler anlatacaksa eğer babalarımızı, bu paragrafın üzerine çıkamazlar kolay kolay. Sinema perdesiyse anlatım mekânı, Babam ve Oğlum'da "İnsan büyüdükçe hayalleri küçülür mü?" diye soran Deniz'in babasını hatırlamalı. Fotoğraf deyince de Ceylan kardeşlerin Milli Reasürans Sanat Galerisi'nde önceki gün açılan 'Babam İçin' sergisini anacağız bundan böyle. Tanıyoruz o babayı aslında. Zira, oğlunun filmlerinde 'Kasaba'ya gidip 'Mayıs Sıkıntısı'nı yaşayanların, üzerinden 'İklimler' geçen o dağ gibi adamı unutması 'Uzak' bir ihtimal. O incelikli filmlerin yönetmeni Nuri Bilge Ceylan ile ablas
|
|
|
| Topkapı'nın yönetmeni Jules Dassin öldü | 2008-04-01 18:06:06 | Dassin, ABD'de 1950'li yıllarda kara listeye alındıktan sonra, Cannes Film Festivalinde, daha sonra kültür bakanı da olacak Yunanlı oyuncu Melina Merküri ile evlenip Avrupa'ya kaçmıştı. Dassin, 1940'lı yıllarda yaptığı ilk filmleriyle parlak bir yetenek olarak kabul edilmiş, 1952'de Hollywood'un 'komünist grubu'nun üyesi olarak adının geçmesinden sonra gözden düşmüştü. Dassin'in 'Never on Sunday' filmi, 1961'de en iyi film müziği dalında Oscar ödülü kazanmıştı. Atina, aa
|
|
|
| Afife Tiyatro Ödülleri'nde adaylar açıklandı | 2008-04-01 18:06:03 | Toplantıda Seçici Kurul adına konuşan Göksel Kortay, bu yıl 12. kez verilecek Afife Ödülleri'nin Türkiye'deki en önemli tiyatro ödülü olduğunu belirterek, "Biz her yıl 120'ye yakın tiyatro oyunu izliyoruz. Ne mutlu ki İstanbul'da bu kadar çok tiyatro var." dedi. Bu yıl 'Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü'ne Haldun Marlalı, 'Nisa Serezli Aşkıner Özel Ödülü'ne Beyhan Saran, 'Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü'ne '444/Altıdan Sonra Tiyatro' oyunu ile Yiğit Sertdemir, 'Tiyatroda Yeni Kuşak Özel Ödülü'ne Don Kişot Tiyatro tarafından sahnelenen 'Dalga' oyununun genç oyuncuları, 'Yapı Kredi Sigorta Özel Ödülü'ne Hamit Belli, mansiyona ise 'Sivas 93' oyunuyla Dostlar Tiyatrosu layık görüldü. 'Afife Tiyatro Ödülleri'ni kazananlar, 21 Nisan'da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak. Kültür-Sanat |
|
|
| Şeker Ahmed Paşa sergisi, tadından gezilmiyor | 2008-04-01 18:05:59 | Cemal Süreya 'Tabanca' isimli şiirinde "Tutalım yanılıp ateş ettiniz / Şeker Ahmed Paşa'nın resimlerini / Eski hececilerin şiirlerini bir de / Ben çok seviyorum siz de seviniz" derken haksız değilmiş. Neden mi? Önceki gün Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde açılan Şeker Ahmed Paşa (1841-1907) sergisini izlemeye gelenlerin gözlerindeki ışıltı, Paşa'ya olan sevgiyi hemen ele vermişti. Tabloları görmek için sıra sıra dizilenler Cemal Süreya'nın dizelerini düstur edinmişçesine hayran hayran bakıyordu eserlere. Ressam Prof. Adnan Çoker danışmanlığında TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın düzenlediği sergide Türk resim sanatının önemli ismi Ahmed Ali'nin nam-ı diğer Şeker Ahmed Paşa'nın yirmi altı tablosu yer alıyor.
İlk kez derli toplu bir halde sergilenen eserler, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ve özel koleksiyonlardan toplanmış. Bu tadından yenmeyen sergiye paralel olarak sunulan bir de kitap yayımlandı. Ömer Faruk Şerifoğlu ve İlona Baytar'ın hazırladığı Şeker Ahmed Paşa kitabı,
|
|
|
| Savaş Dinçel'e yaş günü | 2008-03-31 17:19:22 | İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından Savaş Dinçel'in doğum günü dolayısıyla düzenlenen gecede ailesi, yakın dostları ve öğrencileri usta oyuncuyu anlatacak; oynadığı oyunlardan bölümler sunacaklar. Kültür-Sanat |
|
|