|
| Kendisine eleştiriyi bile cezalandıran Yargıtay, siyasetçiye hakareti 'eleştiri' saydı | 2008-04-19 11:33:25 | "Din bezirganı, maşa, ipte oynatılan' gibi sözleri eleştiri sınırları içinde değerlendiren Yargıtay, dün bir adım daha attı. 'Sahtekâr, çalıp çırpan, hırsız' gibi suçlamaları masum gördü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a tazminat verilmesine hükmeden mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay, siyasilere yönelik hakarete varan ifadeleri eleştiri sınırları içerisinde değerlendiriyor. Erdoğan'ın Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu hakkında açtığı tazminat davasında bunun bir örneği yaşandı. Mumcu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Erdoğan'ı isim zikretmeden 'sahtekar olmakla, kendi çevresine avanta vermekle, hırsızlık yapmakla, çalıp çırpmakla ve açgözlülükle' suçlamıştı. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Mumcu'yu 10 bin YTL tazminat ödemeye mahkûm etti. Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Mumcu'nun konuşmasını 'siyasi nitelikli sert eleştiri' kabul ederek, tazminat kararını bozdu. Kararda, "Tarafların kimlikleri ve siyasi yapıları dikkate alındığında, parti grup toplantısınd
|
|
|
| Tuğcu'dan 10 gün sonra 'baskı yok' açıklaması | 2008-04-19 10:33:23 | Tuğcu, başkanlık yaptığı dönemde, cumhurbaşkanlığı seçiminde toplantı nisabıyla ilgili karar öncesinde ne bir komutan ne bir asker ya da sivil kişiden ima dahi gelmediğini belirtti. Taraf gazetesi yazarı Yasemin Çongar, 8 Nisan'da bir kuvvet komutanının mahkemeye darbe tehdidinde bulunduğu iddiasını yazmıştı. Milliyet yazarı Hasan Cemal de önceki gün bu komutanın Yener Karahanoğlu olabileceğini ileri sürmüştü. |
|
|
| Kendisine eleştiriyi bile cezalandıran Yargıtay, siyasetçiye hakareti de 'eleştiri' saydı | 2008-04-19 10:33:20 | "Din bezirganı, maşa, ipte oynatılan' gibi sözleri eleştiri sınırları içinde değerlendiren Yargıtay, dün bir adım daha attı. 'Sahtekâr, çalıp çırpan, hırsız' gibi suçlamaları masum gördü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a tazminat verilmesine hükmeden mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay, siyasilere yönelik hakarete varan ifadeleri eleştiri sınırları içerisinde değerlendiriyor. Erdoğan'ın Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu hakkında açtığı tazminat davasında bunun bir örneği yaşandı. Mumcu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Erdoğan'ı isim zikretmeden 'sahtekar olmakla, kendi çevresine avanta vermekle, hırsızlık yapmakla, çalıp çırpmakla ve açgözlülükle' suçlamıştı. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Mumcu'yu 10 bin YTL tazminat ödemeye mahkûm etti. Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Mumcu'nun konuşmasını 'siyasi nitelikli sert eleştiri' kabul ederek, tazminat kararını bozdu. Kararda, "Tarafların kimlikleri ve siyasi yapıları dikkate alındığında, parti grup toplantısınd
|
|
|
| Kılıçdaroğlu: Soyadımı babam değiştirmiş | 2008-04-17 21:33:01 | Hakkındaki iddialara tek tek cevap veren Kılıçdaroğlu, soyadı değişikliği için, "Ben çocukken rahmetli babam tarafından gerçekleştirilmiş." dedi. Kendi döneminde herhangi bir kadrolaşma faaliyeti yaşanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, iddialara ilginç bir örnekle cevap verdi. SSK genel müdürlüğü döneminde makam şoförünün Zaman gazetesi okuduğunu belirten CHP'li vekil, "Ben haberde söz konusu edildiği gibi bir çaba içine girsem, herhalde önce şoförümü değiştirirdim. Ama bunu yapmadım. Çünkü o insan, görevini hakkıyla yerine getiriyordu." dedi. Burslu olarak hiçbir zaman Paris'e gönderilmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, oradaki Kürt Enstitüsü'ne de gitmediğini söyledi. Kılıçdaroğlu hakkındaki iddialar arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yapılan atamalarda belli görüşteki kişileri kolladığı bilgisi bulunuyordu. Görevli bulunduğu dönemin şartlarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "O yıllarda OHAL Valiliği'nce, bölgede kalması sakıncalı olduğu bildirilen kişilerin yerleri zorunlu olarak değiştiril
|
|
|
| 'Türk milleti' kavramı, Türkiye'de yaşayan her kesimi kapsar | 2008-04-17 21:32:59 | Yeni kavram AK Parti ile MHP'yi karşı karşıya getirdi. MHP, bu girişimin 'Türklüğe' hakarete yol açacağını savunuyor. Daha kuşatıcı olduğu için bu tabire dokunulmamasını istiyor. AK Parti ise "Türk milleti" tabirinin daha kapsayıcı olduğu görüşünde. AK Parti Grup Başkan Vekili Nihat Ergün, iki kavramın birbirinden farklı olduğunu söylerken 'Türk milleti' ve 'Türklük' tanımlarına ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Ergün, "Türk milleti tanımı daha kuşatıcıdır ve etnik değildir. Türkiye'de yaşayan Kürtler, Araplar da bu tanımın içine girer. Kırgızlar, Azeriler ise girmez." dedi.
'Türklük' ibaresi ile neyin kastedildiği uzun süredir tartışılıyor. 'Türklük' kavramının Türkiye'nin içi ile sınırlı olmadığı belirtiliyor. TCK'da Türklük ibaresi şöyle tanımlanıyor: "Türklere has müşterek kültürün ortaya çıkardığı ortak varlık." Bu tanıma göre Kerkük Türklerinden Türk cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafya yasa kapsamına giriyor. Türkiye dışındaki Türklere yönelik sözlerden dolayı 'Türklüğ
|
|
|
| CHP'li Kart: Annem de başörtülüydü neyin mücadelesini veriyoruz? | 2008-04-17 21:32:55 | Üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan anayasa değişikliğini engellemek için her türlü mücadeleyi yapan CHP, halka farklı mesajlar veriyor. İstanbul il teşkilatı, başörtülü kadın fotoğrafının yer aldığı billboardlarla imaj tazeleme peşinde. Genel başkan adaylarından Ayhan Yalçınkaya, Osmaniye'de, iktidara geldiklerinde başörtüsü problemini çözecekleri sözünü verdi. CHP'nin hukukçu kurmaylarından Atilla Kart ise Konya'da başörtülü olduğu için muayene edilmeyen hemşehrisinin hakkını arıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bilgi vermesi için Meclis'e önerge sunan Kart, dün bir adım daha attı: "Başörtülüler askerî alanlara da girebilmeli. Çocuğunun mezuniyet törenine, askerlik törenine gidecektir. Yakınının mürüvvetini görmek için askerî birimler dâhil her yere girebilmelidir." Vefat eden annesinin de başörtülü olduğunu anlatan Kart, kimsenin dinî değerlerle kavgalı olamayacağını vurguladı.
CHP yönetimi, başörtüsünün üniversitelerde bile serbest bırakılmasına karşı. Anayasa değişikliğinin ipt
|
|
|
| Türkiye, Turgut Özal'ı unutmadı | 2008-04-17 21:32:53 | Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği, geçen yıllarda olduğu gibi ayrı hareket etmeyecek. Bunun yerine devlet ricalinin katıldığı törene iştirak edecek. Anavatan Partisi de kurucusu Özal için anma programı düzenleyecek. Genel merkez konferans salonunda yapılacak törende Erkan Mumcu ile Mehmet Keçeciler konuşacak. Anavatan Partisi İstanbul İl Başkanlığı anıtmezarda toplanacak. 20 Nisan Pazar günü ise Kocatepe Camii'nde mevlit töreni var. Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği tarafından organize edilen mevlide 250 bin kişinin katılması bekleniyor. Derneğin en önemli etkinliğini 'Yeni Türkiye'nin Mimarı Turgut Özal' adlı belgesel oluşturuyor. Belgesel, Samanyolu Televizyonu'nun yanı sıra TRT 1 ve Kanal A'da da ekrana gelecek. Belgeselde yakın çalışma arkadaşları ve akrabaları Özal'ı anlatıyor. 12 bölüm ve 480 dakikadan oluşan belgesel için 40'a yakın isimle röportaj yapıldı. Özal için Türkiye'nin her yanında yüzlerce hatm-i şerif okunduğu da belirtildi. Hatimlerin duası, Diyanet yetkililer
|
|
|
| Siyasî parti liderlerini 23 Nisan'da öğle yemeğine davet etti | 2008-04-17 21:32:50 | Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Meclis'te temsil edilen partilerin genel başkanları ile Meclis başkan vekillerini, 23 Nisan'da öğle yemeğine davet etti. Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada Çankaya Köşkü'ndeki buluşmanın 'gündemsiz' olacağı belirtildi. Abdullah Gül, mart ayında, Meclis'te temsil edilen parti genel başkanları ile ayrı ayrı bir araya gelmişti. Önceden 'dış politika' gündemli olarak belirlenen buluşmalarda Gül, "Kritik bir süreçten geçiyoruz, Türkiye'nin daha güçlü kılınması gerekir. İstikrar hayati önem taşıyor ve demokrasi güçlendirilmeli, siyasi-ekonomik istikrar korunmalı." mesajı vermişti.
Geçen ayki temaslarla AK Parti hakkındaki kapatma davası ve Ergenekon tutuklamalarının ardından gerilen siyasî havanın yumuşaması için devreye giren Cumhurbaşkanı'nın, 23 Nisan'daki daveti, kulislerde 'bir önceki adımın devamı' gibi algılandı. Ancak Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi, Meclis'in kuruluşunun 88. yıldönümünde, yeni
|
|
|
| Demokratikleşme paketini çantasına koyan Erdoğan kampa çekildi | 2008-04-17 21:32:47 | Önceki gece Katar'dan döndükten sonra bilinmeyen bir yerde kampa giren Başbakan, hafta sonuna kadar hem istirahat edecek, hem de kapatma davasında takip edilecek yol haritasını belirleyecek. Erdoğan'ın netleştireceği plan, pazartesi günü Merkez Yürütme Kurulu'nda (MYK) ele alındıktan sonra gerekli adımlar atılacak. Basın mensupları ise dün "Erdoğan nerede?" sorusuna cevap aradı. En son önceki gece Esenboğa Havalimanı'nda görüntülenen Başbakan, burada parti kurmayları ve bakanlarla mini bir zirve gerçekleştirdikten sonra gözden kayboldu. Kendisine sunulan 'demokrasi paketi'yle adeta sırra kadem basan Erdoğan'ın, Eskişehir'deki bir termal tesise gittiği ileri sürüldü. Ancak bu bilginin doğru olmadığı belirtiliyor. Kaldığı yer gizli tutulan AK Parti liderinin, cuma gününe kadar ortaya çıkma-yacağı iddia ediliyor.
Katar'dan önceki gece dönen Başbakan Erdoğan, havalimanında "mini zirve" yaptı. Yarım saate yakın süren toplantıya Anayasa değişikliği üzerinde çalışan Başbakan Yardımcısı Ce
|
|
|
| CHP yönetimi antidemokrat, delegeler büyük korku içinde | 2008-04-10 17:33:31 | Kongre çalışmaları çerçevesinde dün Bolu'ya gelen Umut Oran, basın toplantısı düzenledi. CHP'deki delege sistemini eleştiren Oran, "Burada sorun, parti içi demokrasinin olmayışı. Üyelerin söz hakkı yok." dedi. Parti yönetiminin bütün zamanını, delege organizasyonlarına harcadığını ifade eden Oran, işlerin 'kapalı devre' yürütüldüğünü savundu. Oran, antidemokratik uygulamaların delegeleri korkuttuğunu vurgularken, partililerin bu korkudan kurtulmak istediğini kaydetti. Yönetimin halktan kopuk yaşadığını da ilginç bir örnekle anlattı: "Başbakan Tayyip Erdoğan, ayda 20 il geziyor. Bizim yönetim ise illere gitmiyor. Vatandaşların derdini dinlemiyor." Her yönetimin bir sonu olduğunu hatırlatan Oran sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yönetimin ve anlayışın da sonunun geldiğini düşünüyorum. Bir ömür boyu böyle olmaz. Sonuçta bu bir arz-talep meselesidir. Bugünkü dengelerde bu açıklığı görüyorum. Zor olduğunu da biliyorum. Bu şartlara ve baskıya rağmen kurultayda çok şeyler değişebilir." Oran, ad
|
|
|