Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

Güncel Haberler

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
Şifalı bitkilerin ilaçlarla birlikte kullanımı, ölüme sebep oluyor2008-03-28 18:34:15
Kanada İleri Etkili Teknoloji Değerlendirme Merkezi'nden (HiTEC) Janet Martin, farklı ilaçların kullanımı ile ilaçların şifalı bitkilerle kullanımından doğacak ters reaksiyonların ölüme neden olabileceğini söyledi. Antalya'da düzenlenen 2. Uluslararası Hasta Güvenliği Kongresi'ne katılan Martin, ilaç-ilaç ve ilaç-bitki etkileşimlerinin zaman zaman ters etki oluşturabileceğine dikkati çekti. Martin, ABD'de 1998-2005 yılları arasında ilaç kullanımı hatalarından dolayı hastanede ölüm oranlarının, önceki yıllara oranla 3 kat arttığına işaret ederek, ilaç kullanımındaki hatalardan kaynaklanan ölümler arasında "farklı ilaç kullanımında farmakolojik ajanların birbirini olumsuz etkileyip ters etki oluşturmasının" önemli yer tuttuğunu vurguladı. Martin, özellikle 65 yaşın üzerindekilerde ve çocuklarda ilaçların etkileşimlerinin ters olması nedeniyle ölüm riskinin arttığına dikkati çekti. Aspirinin diğer ilaçlarla etkileşime girdiğinde kanama ve kan basıncının yükselmesi riskini artırabildiği

İki vahşet, gençlerdeki anlam boşluğunun bir yansıması mı?2008-03-26 18:04:19
İki gün önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olcay Tiryaki'nin Hukuk Fakültesi'nde okuyan öz kızı Başak Aydıntuğ tarafından boğazı kesilerek öldürülmesi, büyük şaşkınlığa sebep oldu. Tüyler ürperten cinayetin ardından önceki gün de Konya'da 33 yaşındaki Benal Sönmez'in, 58 yaşındaki annesi Sebahat Gülbeyaz'ı aynı şekilde başını keserek öldürmesi, vahşetin kaynağının ne olabileceği sorularını akla getirdi. İki olaydaki benzerlik dikkat çekici. Çünkü iki aile de parçalanmış aileler, cinayeti işleyen iki genç kız da psikolojik tedavi görüyor ve ilaç kullanıyor. Uzmanlar, iki olayda da cinayeti işleyen çocukların boşanan anne ve babasının ardından depresyona girmesinin olayları tetiklediğini düşünüyor. Sorunun temelinde, materyalist değerlere göre yetiştirilen gençlerin yaşadığı anlam boşluğunun olduğunu söyleyen uzmanlar, aileleri çocuklarını yetiştirirken daha dikkatli olmaya çağırıyor. Yetişen gençliğin içinde bulunduğu dünyayı anlamlandıramadığını belirt

Düzenli aile hayatı çocuğun okul başarısını artırıyor2008-03-25 18:03:49
Bir öğrencinin okul başarısının kaynağı sadece çocuğun yetenek ve zekâsında görülmemelidir. Çocuk okul başarısında sadece akademik yeteneklerini ortaya koyar. Sosyal hayatta, sosyal ilişkilerindeki başarısı da en az okul başarısı kadar önemlidir. Çocuğun okul başarısı onun öğrenme yeteneğini yansıtır. Okul hayatında başarılı bir öğrenci, hem ailenin hem de öğretmenlerin önemli beklentileridir. Ancak öğrenmeyi dolayısıyla başarıyı engelleyen birçok faktör vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Yeterli ve düzenli çalışmama, tekrar eksikliği Çocuğun öğrenmeye karşı isteksizliği ve ilgisizliği Bilgi, beceri ve yeteneklerin farklılığı Psikolojik durum (arkadaş ilişkileri, anne-baba ilişkileri, kişilik özellikleri) Uygun çalışma ortamının ve buna bağlı olarak düzenli, sistemli aile hayatının olmaması Dersini severek yapan başarılı Anne-baba çocuğun öğrenme ve başarı sağlamasından direkt sorumlu olmasalar da, başarı ve öğrenmeyi sağlayıcı şartlar

Polenlerin etkisini nasıl azaltalım?2008-03-25 18:03:46

Bilinenin aksine renkli bitkiler değil, kavak, huş, meşe, akçaağaç, karaağaç, kayın, dişbudak, zeytin, fındık gibi ağaçlar ile ayrık otu, tilki kuyruğu, domuz ayrığı, yumak otu, delice otu gibi çayır ve hububat bitkileri daha çok polen üretmektedir. Polene aşırı duyarlılığı olanlar, açık havada spor ve egzersizden, ağaçlık, çimenlik yerlerde oturmaktan kaçınmalıdır. Gün içinde giyilen kıyafetlerin yatak odası dışında çıkarılması etkiyi azaltır.


İş kadınlarının 'annelik duygusu' iş hayatlarında da ön plana çıkıyor2008-03-24 18:04:01
Bunlar arasında Şafak Çivici, Berna İlter ve Aliye Bırakçın başarılı bayan müteşebbisler. Söz konusu iş kadınları başarılarını, iş hayatında annelik duygularıyla hareket etmelerine bağlıyor. Üretim başarılarında, işçilerine anne gibi yaklaşmalarının yattığını anlatıyorlar. Hepsi de erkek ve bayan işçilerinin ev hayatlarını yakından takip ediyor. Bazı sorunlarının çözümünde öncü oluyor. İşçisinin sınava girecek çocuğundan evde eşinin neler yaptığına, hastalıktan doğuma kadar her konuda işçilerinin yanında olup çalışanlarıyla daha iyi diyalog kurduklarını belirtiyorlar. Tercümanlık ve halı ticaretiyle iş hayatına atılan Şafak Çivici, kurduğu mobilya fabrikasıyla tam 50 kişiye iş imkânı sağlıyor. İtalya'nın Friuli bölgesinde bulunan mobilya merkezi Manzano'ya sandalye ihracatı yaparak İtalyan gazetelerine başarı hikâyesiyle haber konusu olan Çivici, iki yılda gerçekleştirdiği 3 milyon dolarlık ihracata rağmen kendilerine ait bir ev bile alamamış ve kirada oturuyor. Birikimlerini yeni y

Gençler geleceklerine lise-1'de karar veriyor2008-03-23 18:03:23
Lise 1. sınıfın sonunda seçilecek alan, öğrencilerin ÖSS'de yapacakları tercihlerde son derece etkilidir. ÖSS'de alan ve alan dışı tercihlerde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) çarpılacağı katsayı (alan tercihlerinde 0,8 alan dışı tercihlerinde 0,3) farklı olacağı için, yanlış tercih yüzünden 25 puan ile 50 puan arasında değişen bir kayba uğrayacaklardır. Bu kayıp virgülden sonra puanların bile çok önemli olduğu ÖSS'de binlerce kişinin gerisinde kalma anlamına gelebilir. ÖSS'ye giren bir öğrenci sınavdan istemediği bir sonucu aldığında tercihlerini bir sonraki seneye erteleyelebilmektedir; ama mezun olduğu alanı ömrünün sonuna kadar değiştirememektedir. Öğrencinin lisede en uygun alana yönelmesi ile başarılı bir ortaöğretime, başarılı bir ortaöğretim ise öğrencileri en uygun üniversiteye; bu da daha güvenli ve başarılı bir geleceğe taşıyacaktır. Lisenin ilk senesi, öğrencinin geleceğe ilişkin çok ciddi kararlar alması ve uygulamasını gerektiren bir dönemdir. Ergenlik çağ

Ateşli çocuğa sakın aspirin vermeyin!2008-03-23 18:03:21
Prof. Dr. Küçükusta, grip olan 16 yaşından küçük çocuklara aspirin verildiğinde 'reye sendromu' adı verilen hastalık riskinin de ortaya çıktığını belirterek, bu hastalığın ise erken teşhis edilmediği takdirde ölüme kadar götürebileceğini söyledi. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, yaptığı açıklamada 'reye sendromu'na ilişkin bilgi verdi. Küçükusta şunları söyledi: "Reye sendromu, grip olan 16 yaşından küçük çocuklara aspirin verildiğinde ortaya çıkan ve vücudun birçok organını ilgilendiren ama esas olarak karaciğerde yağ birikimi ve beyin içi basınçta aşırı yükselmeye yol açan ölüm ihtimali yüksek olan bir hastalıktır. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, grip, soğuk algınlığı ya da suçiçeği gibi viral enfeksiyonlar nedeniyle aspirin kullanan çocuklarda ve gençlerde risk çok yüksektir. Bir araştırmada 'reye sendromu' olan çocukların yüzde 90'ının aspirin almış oldukları belirlenmiştir." Reye sendromu nedir? Hastalığın grip gibi bir ateşli viral enfeksiyondan 1 ila

Nefes problemi büyümeyi yavaşlatıyor2008-03-23 18:03:19

Söz konusu hastalıkları yaşayan çocukların kandaki oksijen miktarının azaldığını, bunun ise büyüme hormonunun gece salgılamasını durdurduğunu vurgulayan Akbaş, "Bu çocuklar yaşlarına uygun gelişmeyi gösteremez." dedi.

Horlama ve nefes durmasının her gruptaki çocuk ve yetişkinlerde görülebilecek bir sorun olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akbaş, kişilerde rastlanma sıklığı ve nedenlerinin farklı olabileceğini kaydetti. Hastalığın çocuklarda en sık görülme sebebini 'bademcik ve geniz etlerinin büyük olması' şeklinde açıklayan Akbaş, küçüklerde bademcik ve geniz etlerinin alınmasıyla tedavinin sağlandığını dile getirdi.

Mehmet Şahin


Yardım faaliyetleri olmasa hayatımın anlamı kalmazdı2008-03-22 18:04:28
Sadece kendisi ve ailesi için hayatı güzelleştirmeye çalışmak yetmiyor bazı hanımlar için. Damla damla büyüyen dua ve gayretleri sayesinde elleri en ücra köşelere kadar uzanıyor. Oysa, çoğu kendine ait geliri olmayan, evinin işiyle, çocuklarının bakımıyla uğraşan kadınlar onlar. Çevrelerindeki olumsuzlukları görüp 'elimden ne gelir ki?' deyip de kenara çekilmiyorlar. Üzülmekle yetinmemeleri gerektiğinin, herkesin imkânı ölçüsünde bir şeyler yapması gerektiğinin farkındalar. Onlar, geçmişteki şarkılı, türkülü, oyunlu altın günlerini insanlığa hizmet seferberliğine dönüştürdükleri için başkalarına faydalı olmanın, hayırda yarışmanın, iyilik için bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Gayretleri ile genç hanımlara örnek olan 61 yaşındaki Münevver Takımoğlu gibi nice kıymetli hanıma sadece 'ev hanımı' demek haksızlık olur. Onlar, geleceğin imarı için bir tuğla koymaya çalışan 'hayır sahibi' hanımlar. Kendisi mütevazı bir samimiyetle "Benim sıradan yaşantım kimin ne işine yarayacak

Hayatımızı monotonluktan ve stresten nasıl kurtarabiliriz?2008-03-21 18:03:49
Uzmanlar, hayata pozitif bakabilmek ve iş hayatında başarılı olabilmek için her gün farklı elbiseler giymek, daima kullanılan iş yolunu değiştirmek ve hedefler koymanın yaşamı anlamlı kıldığını belirtiyor. Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gökşen, depresyon ve stresten kurtulmak ve hayatı yaşanılır kılmak için yaşama bakış açısının revize edilmesi gerektiğini söyledi. Ruhu sürücüye, vücudu da arabaya benzeten Gökşen, psikiyatrik hastalıkların da arabanın motor arızaları olarak görülebileceğini ifade etti. Stres, vücutta serotonin ve noradrenalin gibi salgıların düzenli verilmesini engelliyor. Araçtaki bir eksiklik motorun düzgün çalışmasını engelliyorsa, beyindeki serotonin, noradrenalin gibi salgıların düzeninin bozulması da duygu, düşünce ve davranışlarda problemlere yol açıyor. Kişi bardağın sürekli boş tarafını görmek istiyor. Hayatın her alanına yayılmış bir halsizlik, isteksizlik, karamsarlık ve kendine güvensizlik gelişiyor. Hayatınızın bir hedefi olsun Öncelikle k

<<ilk 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ...Son >>

eXTReMe Tracker