Forum'a Giris  Forum'a Üye Ol

Güncel Haberler

Haber Kategorileri
Bölgesel Haberler
Gündem Haberleri
Spor Haberleri
Ekonomi Haberleri
Politika Haberleri
Otomobil Haberleri
Bilişim Haberleri
Aile & Sağlık Haberleri
Eğitim Haberleri
Kültür & Sanat Haberleri
Televizyon Haberleri
Dış Haberler
İnternet ve Teknoloji
Oje enfeksiyona yol açıyor2008-03-21 18:03:46

Her ne kadar ojeler güzel bir görünüm sergileseler de; tırnağı havasız bırakır ve bazı enfeksiyonların oluşmasına yol açar." dedi. Arpacı ayrıca tırnak hastalıklarının yüzde 60'ını mantarların oluşturduğunu söyleyerek, tedavisi en zor olan mantar çeşidinin de tırnak mantarları olduğunu ifade etti.

anka


Çocuğum çok sinirli, ne yapacağımı bilemiyorum!2008-03-19 14:29:21
Mutfakta çocuğun yemeğini hazırlarken, bir taraftan da kara kara düşünüyordu Ayşe Hanım. Acaba beş yaşındaki oğlu Mehmet Can, hazırladığı yemeği güzelce yiyecek mi yoksa yeni bir sinir harbi mi başlayacaktı? Babasına çekmiş Zaten kocası da çok sinirliydi Ayşe Hanım'ın. 'Acaba bu oğlan da babasına mı çekti?' diye düşünmeden edemiyordu. Çocuk ne zaman zoru görse veya istemediği bir şey ona yaptırılmaya çalışılsa bağırıp çağırıyor, kıyametleri koparıyor ve bazen de kendini yerden yere atıyordu. Gerçekten de Mehmet Can babasına mı çekmişti? Onun için mi bu kadar sinirli davranışları vardı? Çocuğum neden böyle sinirli? Çocukların sinirli davranışlar göstermesi genetik bir miras değil; ondan daha çok, öğrenilen bir davranıştır. Örneğin, küçük çocuklar yemek yemek istemediğinde önce ağzını kapatır. Başını sağa sola kaçırmaya çalışır, olmadı kendisi kaçmaya çalışır; ama sonuç nafile. Anne onu yakalar ve yemeği ağzına dolduruverir. Çocuk bütün yolları denemiş ama kurtulamamıştır. Son ç

ÖSS'ye hazırlıkta "netlerinizi artırma"nın püf noktaları2008-03-19 14:29:19
Öncelikle hedefinizi belirleyin. Ve hedefinizdeki bölümü kazanmak için ÖSS'de yaklaşık kaç net yapmanız gerektiğini öğrenin. Böylece çalışmalarınız "sonuca yönelik" olacaktır. Sayısalcılar öncelikle Mat-1 ve Fen-1 konularına çalışmalı, sonra Mat-2 ve Fen-2 konularına geçmeli. TM'ciler Mat-1 ve Ed-Sos konularını halletmeden Fen-1 ve Mat-2'ye aşırı yüklenmemeli. Sözelciler ise sözel dersleri halletmeden Fen-1 ve Mat-1'de yoğunlaşmamalı. Konulara yarım yamalak çalışmamalısınız. Örneğin, 6 konuya yarım yamalak çalışmaktansa 3 konuya derinlemesine çalışmanız daha mantıklıdır. Bir konuya ilişkin çıkan soruların yaklaşık yüzde 70-80'ini doğru çözebiliyorsanız, o konuyu kavramışsınız demektir. Özellikle zor olan konulara çalışırken, tıkandığınız noktada "kendim halledeceğim" diye ısrar etmeyin ve öğretmenlerinizden yardım alın. Öğretmenlerinizin göstereceği bazı püf noktaları size bir ufuk kazandıracaktır. Aksi takdirde ciddi manada zaman ve motivasyon kaybınız olabilir. Herhangi b

Mutlu olmak isteyen eşlere tavsiyeler2008-03-19 14:29:16
Eşler geçmişte yaşadıkları kötü hatıraları eşlerinin yüzüne vurmazlar. Eşlerini hiç kimsenin eşiyle kıyaslamazlar. Hep yapıcıdırlar. Küçük tartışmaları kavgaya dönüştürmez, hoşgörülü davranırlar. Hadiseler karşısında soğukkanlı davranırlar. Problem oluşturmaya değil, çözüme odaklanırlar. Ailelerini problemlerinden uzak tutarlar. Bardağın boş tarafını değil dolu tarafını görürler. İncir çekirdeğini doldurmayan basit şeyler için hayatı hem kendilerine hem de eşlerine zindan etmezler. Evliliklerinde "ben" eksenli değil "biz" eksenli yaşarlar. Hep benim dediğim olacak. Benim dediğim doğru. Ben rahat edeceğim. Ben, ben, ben yerine biz birlikte doğruları düşünüp, doğruları yapacağız. Biz mutlu olacağız derler. Kendileriyle ve hayatla barışıktırlar. Zaten ailelerdeki ekser problemler, eşlerin kendileriyle barışık olamamalarından kaynaklanmaktadır. Kendisiyle barışık olmayan insan eşiyle nasıl barışık olabilir ki?... Gülay Atasoy

Gönüllü doktorların, Diyarbakır'da Havin bebeğe verilmiş sözleri var2008-03-19 14:29:14
2 aydır her hafta sonu ücretsiz dershaneye gider gibi devam ettiği okuma salonuna, o gün İstanbul'dan sağlık taraması yapmak üzere bir grup doktorun geleceğini öğrenmişti. Günlerdir kulağı ağrıyordu; ama misafirleri bekleyiş sebebi muayene olmak değildi. Özlem, filmlerde, fotoğraflarda gördüğü ve çok sevdiği İstanbul'dan buralara kadar kendileri için gelen doktor ağabey ve ablalar ile tanışmak, sohbet etmek istiyordu. En büyüğü 29 en küçüğü 3 yaşında olan 9 çocuklu bir ailenin aralarda kalmış bir ferdiydi Özlem. Evli olan ağabeyi ve yengesiyle birlikte 12 kişi, 3 odalı bir evde yaşıyordu. Kahvede çalışan ağabeyi evi geçindiriyordu. Ev ödevlerini yengesinin odasında yapabilen Özlem aldığı burs sayesinde okuyabiliyordu. En büyük gayesi, OKS'de iyi bir okulu kazanmaktı. Hayali ise avukat olmaktı. İstanbul Hekimler Derneği'ne üye eczacı Ayşegül Erten de, 'Tıp Bayramı'nı ihtiyacı olanlara faydalı olarak kutlamak' gayesi ile davet edildiği Diyarbakır'da ne ile karşılaşacağını tam bilmiyor

Ailesinin tek çocuğu olanlar sürekli ayrıcalık beklentisi içinde2008-03-17 10:09:21
Şehir hayatında geniş ailelerin yerini çekirdek aile almış durumda. Çalışan annelerin sayısı ise giderek artıyor. İş yoğunluğu içinde birden fazla çocuğa yeterli ilgiyi gösterememe endişesi ve ekonomik olarak ikinci çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamama düşüncesi tek çocuklu ailelerin yaygınlaşmasına sebep oluyor. 'Biricik' evladını yetiştirirken özenli olma kaygısı taşıyan ebeveynler, aşırı koruma ve kollama gayreti sergiliyor. Çocuklarının daha özgür, daha sorumlu, zorluklar karşısında ayakta durabilen bireyler olmasını isteyen anne-babalar, bunun yolunun sınırları kaldırmak olduğunu sanabiliyor. Ailesine tüm isteklerini yaptıran çocuk, başka çocuklarla oynamayı arzuladığında sessiz, pasif, çekingen ve utangaç oluyor. İletişim kurmakta güçlük yaşıyor ve sorunlarını çözmek için anne-babasına ihtiyaç duyuyor. Sürekli ailedeki yetişkinlerle olmaya alışan çocuğun temel güven duygusu gelişiminin sekteye uğradığını ifade eden uzmanlar, bunun da çocuğun yetersizlik duygusu geliştirmesine y

Pazartesi sendromu kalp krizlerine yol açıyor2008-03-17 10:09:19
Uzmanlar, çalışanlar tarafından en sevilmeyen gün olarak ilan edilen pazartesi günlerinde normal günlere oranla kalp krizi geçirme riskinin yüzde 70-80 daha fazla olduğunu belirtiyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Namık Kemal Eryol, kalp krizinin gün içinde olduğu gibi hafta içinde de farklılık gösterdiğine dikkat çekti. Sabah saat 4-10 arası stres hormonlarının en üst seviyeye çıktığına dikkat çeken Eryol, "Vücut uykuda dinlendikten sonra gün içindeki yoğunluğa salınan hormonlar sayesinde kendisini hazırlar. Bu hormonlar kalbin oksijen ihtiyacını artırır, kalbi zorlayarak yorulmasına neden olur. Eğer yatkınlık veya damarlarda yüzde 60-70'lik tıkanıklık da varsa ani kalp krizi ve sonrasında ölüm olayları görülür." açıklamasında bulundu. Eryol, "Diğer günler insanlar en azından sabah saatlerinden sonra biraz daha rahat olabiliyor; ancak pazartesi sendromu kalbi çok ciddi manada yoruyor." şeklinde konuştu. Musa Özyürek

Evlilik için yola çıkan birçok genç ne istediğini bilmiyor2008-03-16 05:20:44
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Herken, evlenmek istediğini söyleyen birçok kişinin beklentilerinni çok fazla olduğunu ve isteklerini netleştiremediklerini belirtti. "Flört veya aile gözetimindeki evlilik daha uzun sürüyor" şeklindeki görüşlerin de yanlış olduğunu kaydeden Herken, gerek erkeklerin gerekse kızların eş seçerken ne istediğini bilmeden hareket ettiğini ifade eti. Doç. Dr. Herken, "Birçok evlenecek erkek, eş mi arıyor yoksa annesinin kopyasını mı belli değil. Eş aradığını söylüyor; ama farkına varmadan annesinin benzerini arıyor. Genç kızlar da koca mı baba mı arıyor belli değil. Hem korusun, sevsin, saysın hem de her isteğini karşılasın istiyor. Bunu baba yapar, her koca yapamaz dediğimizde travma geçiriyorlar. Baba ile koca, anne ile kadın farklı şeylerdir. Her ikisinin de benzer yanı yok aslında. Bunun farkına varılmadan yapılan evlilik girişimi ciddi sıkıntılara yol açıyor." dedi. Türk toplumunda üç farklı aile ya

Huzurlu bir ev için mutlaka "aile saatiniz" olmalı2008-03-16 05:20:41
Bu aile saati, bir planlama, iletişim, değer öğrenimi ve birlikte hoşça vakit geçirme zamanı olmalıdır. Bu, sizin aile olarak bir arada bulunmanıza yardımcı olan güçlü bir etken olacaktır. Hiçbir mazeret sizi ailenizle birlikte geçireceğiniz bu aile saatinden alıkoymamalıdır. Bakın bir annenin aile saatleri ile ilgili anlattıklarına: "Annem ve babam, ben beş ya da altı yaşlarımdayken, aileleriyle düzenli zaman geçirmenin değerini anlatan biriyle konuştular. Sonra bu bizim evimizde de başladı. Babamın birçok hayat prensibini bizimle paylaştığını hatırlıyorum. Çok etkilenmiştim." Peki biz bu aile saatlerini nasıl oluşturacağız? O kadar çok iş güç var ki, aileme nasıl zaman ayıracağım diye düşünebilirsiniz. Aile saatlerini oluştururken ilkinde resmi bir saat vermek zorunda değilsiniz. Eğer isterseniz özel bir aile yemeğinde bunları yapmaya başlayabilirsiniz. Hayal gücünüzü kullanın ve toplantıyı eğlenceli bir hale getirin. Bir süre sonra, aile fertleri birden fazla yolla beslendiklerin

Kırmızı lahana kanser dahil her derde deva2008-03-16 05:20:39

Türk mutfağında çok sık kullanım imkanı bulunan kırmızı lahana da kansere karşı koruyucu özelliklere sahip. Ayrıca beyin ve kalbin sağlıklı çalışmasına da yardımcı nitelikte. Kırmızı lahana ile ilgili Amerikan Tarımsal Araştırma Merkezi'nin yapmış olduğu araştırma sonuçları "The Journal of Agricultural and Food Chemistry" dergisinin son sayısında yayımlandı. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Selçuk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Süleyman Türk, başta kırmızı lahana olmak üzere koyu renkli sebze ve meyvelerin şifa hazinesi olduğunu söyledi. Prof. Türk, özellikle siyah üzüm, siyah erik, karadut, ahududu, çilek ve siyah mısırın insan sağlığı için çok faydalı olan antioksidanlar yönünden çok zengin olduğunu söyledi.

Ünal Livaneli


<<ilk 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 ...Son >>

eXTReMe Tracker