|
| Bildiri konusunda muhalefeti ispata çağırdı | 0000-00-00 00:00:00 | Erdoğan, iddiaların hiçbirinin ispat edilemediğini belirterek, "Kimdir bu diye sorulduğunda verilen cevap yok. Türk heyetinin başındaki Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, böyle talebin olmadığını söyledi. İddia sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir. Buradaki olay iktidar-muhalefet mücadelesinde beyaza siyah deme gayretlerinin Avrupa'ya yansıtılmasıdır." dedi.
Abant Gölü'nde dinlenen Erdoğan, cuma namazını gölün 20 kilometre kadar yakınındaki Mudurnu'da kıldı. Namazdan sonra esnafı gezen Başbakan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Bir bebeği kucağına alarak seven Erdoğan, "Bebeğin nasıl tutulacağını biliriz. Başkaları gibi değil." dedi. Erdoğan'ın Ali Kamil Kahvecioğlu isimli gençle girdiği diyalog da dikkat çekti. "Başbakanım gömleğimi imzalar mısınız? Bunu ömür boyu saklarım?"diyen gencin talebine Erdoğan, mesafeli yaklaştı. Gencin, "Gömlek kaybolmaz, yıkatmam da." ısrarına Erdoğan, "Bir kâğıda atsam olmaz mı?" karşılığını verdi. Kahvecioğlu, ısrar edince Erdoğan, gömleğe imza
|
|
|
| CHP liderine davet cevabı: Kendisi bilir | 0000-00-00 00:00:00 | Genel Merkez, Baykal'ın 'Türkiye'nin temel konuları dışında Köşk'teki davetlere katılmama kararı aldığına' dikkat çekiyor. Dün bu iddialar Antalya'ya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de soruldu. Gül, "Herkesin kendi bileceği iştir." karşılığını verdi. Cumhurbaşkanı, gazetecilerin diğer sorularına ise cevap vermedi.
Abdullah Gül, 44. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun ödül törenine katılmak üzere Antalya'ya geldi. Pazar günü yapılacak ödül törenine kadar Antalya'da kalacak olan Gül, vatandaşların yoğun sevgi gösterileriyle karşılandı. Gül, ilk ziyaretini valiliğe yaptı. Vali Alaaddin Yüksel, Gül'e Antalya'nın eski halini yansıtan bir tablo hediye etti. Gül, daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'i ziyaret etti. Burada, Antalya'nın önemine dikkat çeken Gül, kentin sadece 10 milyon turisti misafir etmesi bakımından değil, Türkiye'yi tanıtma açısından da önemli bir fonksiyon gördüğünü anlattı. Gazeteciler ise Gül'e CHP lideri Baykal'ın 23 Nisan'da Köşk'te vereceği yemeğ
|
|
|
| Meclis'e artık silahla gireceğim | 0000-00-00 00:00:00 | Can güvenliği olmadığını ifade eden Genç ilginç ifadeler kullandı: "Beni öldürecekler diye korktum. Ya can güvenliğim sağlansın ya da Meclis'e silahla gireceğim. Ben bu işi sokağa dökmek istemiyorum. Benim de arkamda güç var." AK Partili bazı vekiller, hakaret içerikli sözleri üzerine Genç'in üzerine yürümüştü. Basın toplantısı düzenleyen Genç, Meclis Başkanlığı ve savcılığa müracaat ederek koruma isteyeceğini söyledi. Genç, önceki gece yaşanan kavgayı şöyle anlattı: "Çevremde o kadar insan belirince beni öldürecekler diye şüpheye kapıldım. Tayyip Erdoğan cebinde bıçak taşıyor. Bunlarda da olduğu kesin. Böyle arbedelerde birisi bıçak saplar, kimin yaptığı belli olmaz. Ben ejderha değilim, 20 kişi saldırdı. Dağ başında ayıları taklit etseydim dağlara giderdik, ayılar gibi dövüşürdük. Bugün yaşıyorsam MHP ve CHP'li dostlarım sayesindedir." Meclis'teki olaylı oturumda AK Parti Milletvekili Halil Aydoğdu, "Halikarnas'ta ne oldu?" sorusunu yöneltmişti. Genç bu soruya dün şu cevabı verdi: "
|
|
|
| Boykot sözcüğü askere yakışmaz | 0000-00-00 00:00:00 | Toptan, dün "Herkesin davetimize icabet etmesini gönülden istiyoruz.'' dedi. Meclis Başkanı, Bilkent Üniversitesi'nde düzenlenen "3. Genç Akademi Toplantısı''na gelişinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin "23 Nisan resepsiyonunu askerlerin bu yıl da boykot edeceği haberleri var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine şunları kaydetti: "Boykot sözcüğü askerlere yakışmaz. Boykot etmezler.'' "Askerin birtakım hassasiyetleri olduğunu ve bunları bildiğini'' anlatan Toptan, "Biz kendilerine davetiye gönderdik. Herkesin davetimize icabet etmesini gönülden istiyoruz. Bakalım, kim gelir. Hep beraber göreceğiz.'' ifadelerini kullandı.
Toptan, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi ile ilgili değişiklik teklifinin Meclis'teki seyrinin nasıl olacağına ilişkin bir soruyu cevaplarken, uzun zamandır gündemde olan bu konunun TBMM aşamasında da tartışılmasının doğal olduğunu dile getirdi. Toptan, "Türkiye tartışabildiğine göre, TBMM en doğru kararı verecektir. Güvenmek gereki
|
|
|
| CHP'nin 'kayıp trilyon'u siyaset yasağı getirebilir | 0000-00-00 00:00:00 | Anayasa Mahkemesi'nde görüşülmeyi bekleyen CHP'nin 'kayıp trilyon' dosyasıyla ilgili parti kapatma ve siyasî yasaklar dahil pek çok hukukî sonucun doğabileceği belirtiliyor. Yargıya intikal eden belgeler CHP açısından kritik gelişmelere gebe. Konunun, Anayasa, Siyasi Partiler Kanunu (SPK) ve Türk Ceza Kanunu'nu (TCK) ilgilendiren yönleri var. Anayasa Mahkemesi, belgelendirilmeyen hesaplarla ilgili işlem yapılmasını isteyebilir. CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun yaklaşık 3 trilyonuna ait fatura yok. Yani Türkiye ikinci 'kayıp trilyon' vakasıyla da karşı karşıya. CHP hakkında kapatma davasının yanı sıra geçmişte Refah Partisi (RP) yöneticilerinin yargılandığı "kayıp trilyon davası"na benzer bir dava açılabilir. TCK hükümleri gereğince resmî ya da özel evrakta sahtecilik suçlarından parti yöneticilerine dava açılabiliyor. Bu suçlara, 2 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezaları öngörülüyor. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde CHP lideri Deniz Baykal, RP Genel Başkanı Necmettin E
|
|
|
| Filistinli çocuk, Türkleri El Aksa'da duaya çağırdı | 0000-00-00 00:00:00 | Hırvatistanlı çocuk kalp şeklindeki kolyeyi Erdoğan'ın boynuna takarken, Kırgız ve Tacik çocuklar da ülkelerinin geleneksel şapkalarını sundu. Azerbaycanlı misafirinden Kafkas dansı isteyen Başbakan, Bulgar çocuğa 'Merhaba komşu' diye seslendi. Iraklı çocuklara mahallelerinde savaş olup olmadığını soran Erdoğan, 'Evet var' cevabı karşısında "Aslan parçası, hadi yürü." ifadesini kullandı. En ilginç diyalog ise Filistinli Rinad Jabarian'la kuruldu. Erdoğan, Filistinli çocukların barış ve özgürlük içinde yaşamasını isterken, Türkiye'nin Filistin barışı için gösterdiği çabaya teşekkür eden Rinad, "Türk milleti ve hükümetiyle El Aksa'da birlikte dua etmeliyiz." çağrısında bulundu. Başbakan ilginç teklife, 'İnşallah' karşılığını verdi. Devamı sayfa 15'te
Ukrayna'dan sevgi getirdi
Başbakan Erdoğan, dünya çocuklarıyla neşeli bir gün geçirdi. Ukraynalı kızın Türkçe olarak "Size kucak dolusu sevgiler getirdim." sözleri Erdoğan'ı çok mutlu etti. Konuşmasında "Savaşları büyükler çıkarıyor, acıy
|
|
|
| CHP dosyasını, Anayasa Mahkemesi'ne gönderdik | 0000-00-00 00:00:00 | Başsavcılık, siyasi partilerin mali denetimi kapsamında görüldüğünden dosyanın Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na iletildiğini bildirdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın internet sitesinde yer alan açıklamada şu bilgilere yer verildi: "21.04.2008 günü bazı yayın organlarında yer alan Cumhuriyet Halk Partisi ile Yaşam TV Yayın Hizmetleri AŞ arasında 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin çeşitli ödemelerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. Söz konusu konuya ilişkin Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilettiği yazı ve ekleri, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun hükümleri uyarınca siyasi partinin mali denetimi kapsamında görüldüğünden yetkili ve görevli Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmiştir." |
|
|
| Cumhurbaşkanı, Gökdemir'in tabutunu taşıdı | 0000-00-00 00:00:00 | Gökdemir, Türk Ocakları'nın 20 Nisan'daki genel kurulunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Gökdemir için ilk tören Meclis'te düzenlendi. Törene, çok sayıda eski bakan ve milletvekili ile bazı parti liderleri de katıldı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile eski DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in yaptığı sohbet dikkat çekti. Cenaze taşınırken Çiller, eski kabine arkadaşlarıyla tabutun arkasında yürüdü. Meclis'teki merasimde, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, TBMM başkan vekilleri Eyyüp Cenap Gülpınar, Nevzat Pakdil, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, AK Parti Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin de hazır bulundu.
Gökdemir'in cenaze namazı ise Kocatepe Camii'nde kılındı. Namaza, Meclis'teki törene katılanların yanı sıra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, eski DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve
|
|
|
| Devletin zirvesinde milli egemenlik coşkusu | 0000-00-00 00:00:00 | 39 ülkeden gelen çocukların ilk durağı Başbakanlık'tı. Konuk çocuklar daha sonra Meclis Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaret etti. Çocuklara kendi dillerinde 'Hoş geldiniz' diyen Toptan, çocukları tek tek öptü. Meclis Başkanı, konuklarına Kastamonu bebeği, dönen semazen figürü, TBMM'yi tanıtan kitapçık, Türk bayrağı ve lokum hediye etti. Tacikistan'dan gelen kız çocuğu, 'Benim Memleketim' isimli şarkıyı söyleyince Köksal Toptan da tempo tuttu. Bu yılki kutlamalara geçtiğimiz aylarda bağımsızlığını ilan eden Kosova da temsilci gönderdi. Türkçe konuşan Kosovalı çocuğa "kısa sürede Kosova'yı ziyaret edeceği"ni söyleyen Toptan, Beyaz Rusya'dan gelen kız çocukları göstererek, "Bunlar 10 sene sonra dünya güzellik kraliçesi olacaklar. Fotoğrafçı arkadaşlarımız bu resmi saklarlarsa dediğimi hatırlayacaklardır." esprisini yaptı.
Yabancı konuklar Meclis'ten sonra Çankaya Köşkü'ne çıktı. TBMM'nin kurulduğu 1920'den bu yana 23 Nisan'ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlandığını belirten Cum
|
|
|
| 6 yıl sonra geldiği Celal Bayar Köşkü'nde Soylu ile görüştü | 0000-00-00 00:00:00 | Çiller, ocak ayındaki DP kongresinde liderliğe oturan Soylu'yu desteklemişti. Çiller, görüşmenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gökdemir'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını belirtti. Gökdemir için 'inanç ve dava adamıydı' ifadesini kullanan Çiller, "En önemli amacı, Türk insanını ve Türk cumhuriyetlerini bir arada, birlik ve beraberlik içinde büyütmekti. Ziyaretler yaparak bunu pekiştirmeye çalışan bir arkadaşımızdı. Allah rahmet eylesin. Ailesine sabır diliyorum bu vesile ile mekanı cennet olsun." dedi. Bir gazetecinin, "6 yıl sonra Celal Bayar Köşkü'ne geldiniz. Neler hissediyorsunuz?" şeklindeki sorusuna Çiller, şu cevabı verdi: "İlk defa geldim, her şey çok güzel. Bizim için ayrı bir anlamı olan bir yerdir. Biz buraya 'demokrasi evi' dedik. Dolayısıyla demokrasi meşalemizi taşıyan ekibimizle bugün, güzel, hoş bir sohbet yaptık; anılarımızı tazeledik, güzel bir gün oldu." |
|
|