|
| Mutlu eşler birbirine nasıl davranır? | 2008-03-12 07:50:44 | Her şeyden evvel evlilikteki mutluluğun sevgi, saygı ve güvenden geçtiğini bildikleri için o noktalara çok dikkat ederler.
Hayatlarının birinci planına kendilerini mutlu etmeyi değil eşleriyle birlikte mutlu olmayı koyarlar.
Beraber oldukları zamanları güzel geçirmeye özen gösterirler.
Pozitif düşünürler.
Bencil değillerdir.
Güzel ve yumuşak huylu, hoşgörülü ve affedicidirler. Kin tutmaz, intikam peşinde koşmazlar.
Eşlerinin yerine karar vermez; kararları birlikte alırlar.
Eşlerinin küçük hatalarınatakılmazlar. Ufak tefek problemlere takılmazlar.
Eşlerinin nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilir, ona göre davranırlar.
Evlilikteki mutluluk yolunun fedakârlık ve özveriden geçtiğini bilirler.
Ailelerine zaman ayırır, hafta sonları birlikte olmaya özen gösterirler.
Eve geldiklerinde işyerinin sıkıntılarını kapının önünde bırakıp içeriye tebessümle girerler.
Eşlerinde hata aramazlar.
Kendi sorumluluklarının idraki içindedirler. "Aman canım ben yapmasam
|
|
|
| Makyaj malzemeleri de kızlarda erken ergenliğe neden oluyor | 2008-03-12 07:50:36 | Prof. Dr. Tetiker, "oyun çocuğu" denebilecek yaştaki bireylerin bile yaşlarıyla bağdaşmayan kozmetik malzemelerini kullandıklarının gözlendiğini söyledi. Prof. Dr. Tetiker, çeşitli ülkelerde yapılan bilimsel araştırmaların yanı sıra üniversite polikliniklerine başvuran hastalardan elde ettikleri deneyimlerin, bu kozmetik ürünleri kullananların ergenliğe daha çabuk girdiklerini ortaya koyduğunu belirtti.
"Dudak kalınlaştıran" ya da "silikonlu' diye tabir edilen ruj başta olmak üzere bazı makyaj malzemelerinin östrojen (kadın cinsiyet hormonu) içerdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Tetiker, bunun da çocukların daha erken yaşta ergenlik dönemini yaşamalarına yol açtığını bildirdi.
Prof. Dr. Tetiker, ergenliğin, çocukluktan genç kızlığa adım atıldığı bir dönem olduğunu, bu dönemde bedensel gelişim ve kişilik gelişiminin hızlandığını, kızlarda 9-10 yaş arası başlayan bu değişimin 18 yaşına kadar sürdüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Katkı maddelerinin yoğun olarak kullanıldığı herkesçe b
|
|
|
| Yakını göremeyenler de gözlükten kurtulacak | 2008-03-12 07:50:33 | Dr. Sinan Göker başarılarının Türk tıbbı açısından çok önemli bir gelişme olduğunu açıkladı. Göz hekimlerinin yıllardır üzerinde çalıştığı ve son 20 yılın en önemli buluşu saydığı, presbiyopi tedavisinde başarı oranı yüksek "Intra-Stromal Presbiyopi" yöntemi, İstanbul Cerrahi Hastanesi Göz Bölüm Başkanı Opr. Dr. Sinan Göker ile Dr. Luis Ruiz tarafından geliştirildi. Göker, "Eskiden yakın düzelirken uzak bozuluyordu. Şimdi yakın düzeltilirken uzağı görme bozukluğu da düzeltildi bu yöntemle. Dünyada ilk defa uygulanan bir uygulama. Korneada kesim yapılmadan, lazer ışınları korneanın orta tabakasına etki ediyor. Kornea içine 15 saniyelik uygulama ile yakını görememe problemi çözüldü." şeklinde konuştu. Dünyada bu uygulamanın ilk olarak 6 ay önce başladığını, geliştirdiği cihazı Kolombiyalı Luiz Ruiz ile uyguladıklarını anlatan Sinan Göker, Kolombiya'da 300'e yakın hastanın tedavi edildiğini açıklayarak, Türkiye'de 1,5 ay önce başladıklarını, ilk tedavilerde çok iyi sonuçlar aldıklarını a
|
|
|
| 'Yarışmalardaki gençler ya pavyona düşüyor ya da bunalıma giriyor' | 2008-02-29 08:56:00 | Şimdi çok pişmanım, keşke hukuk okuyup avukat olsaydım." diyen gazeteci, şöhret olmaya çalışan gençleri ise uyarıyor. Ünlü olma merakının gençlere pahalıya mal olduğunu vurgulayan Düdek, Türkiye'de yayınlanan yarışmaların insanlara hayal ve umut dağıtarak mahvettiğini anlatıyor. "Yarışmalara katılan gençler ya pavyona düşüyor ya da bunalıma girip, intihar ediyor. Bugün o programlara katıldığında akşam sabah konuştuğumuz kaç kişiyi hatırlıyoruz?" ifadelerini kullanan Düdek, bu tür programların yayından kaldırılması gerektiğini vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya'da gençlere kötü örnek olduğu için dava açılan Popstar, 100 bin Euro para cezasına çarptırılmıştı. Türkiye'de ise "Gelinim Olur musun?" adlı programa katılan Ata Türk'ün psikolojisi, yarışma stresi ve ani gelen şöhret yüzünden bozulmuş, uyuşturucuya başlamıştı. 10 ecstasy içen talihsiz genç, 2005'te otel odasında ölü bulunmuştu. Yine aynı programa katılan Tülin Koca adlı genç kız, yarışma sonrası kendini toparlayamamış ve a
|
|
|
| Asıl engel vücutta değil, kalpte olandır | 2008-02-29 08:55:51 |
Güler yüzü ve sempatik tavırlarıyla çevresinde sevilen, gayretli ve dürüst çalışmasıyla saygı gören Hasan Bey, hayatını, kimseye muhtaç olmadan yaşama gayreti içinde geçiriyor. İnsanı mutsuz eden engellerin vücutta değil kalpte olduğuna inandığı için kendini engelli biri olarak görmüyor. Çok zorlandığı zaman 'önümde engel var' deyip bunu aşmaya çabalıyor.
3,5 aylıkken çocuk felci geçiren Hasan Bey'in vücudunun yarıdan fazlası felç olmuş. Erken dönemde yapılan fizik tedavi ile kolları tam çalışır hale gelmiş, ancak bacakları gelişmemiş. Sinop'tan göçen 7 çocuklu ailenin üç numarası olan Hasan Bey, çocukluğunu dizlerinin ve ellerinin üzerinde geçirmesine rağmen yaşıtlarının yaptığı hiçbir şeyden geri kalmamış. Onlar futbol oynarken kendisi kaleci olmuş mesela. Onlarla birlikte mahalle bakkalına gidip gazoz içmiş, leblebi tozu hüpletmiş. Pantolonunun dizleri epridikçe bir de ters tarafından giymeyi denemiş. Nihayetinde dizlerine şambrel takmakta bulmuş çareyi. Yakın akrabaları ile bi
|
|
|
| Evlilikte sevgiyi neler öldürür? | 2008-02-29 08:55:44 | Saygısızlık
Kimi eşler, evlenir evlenmez "Karı-koca arasında resmiyet mi olur?" düşüncesiyle saygıyı rafa kaldırıyorlar. Halbuki saygı sevgiyi besler. Her kaba söz ve davranış, sevgi duvarından koparılan tuğladır.
Sevgisizlik
Kimileriyse evlendikten sonra "seni seviyorum" demeyi angarya görerek, "Ona devamlı sevdiğimi hatırlatmama ne gerek var?" diyorlar. Sevgiyi açığa vurmamak odun atılmayan ateş gibi, sevgi ateşini söndürmektir.
İlgisizlik
Saksıdaki menekşenizin gelişip çiçek açması için su neyse, sevgi çiçeğinizin büyüyüp gelişmesi için ilgi de odur. İlgi sevgi çeşmesinin musluğu, ilgisizlik kör tapasıdır.
İletişimsizlik
"İnsanın ihtiyacını en fazla tatmin eden kalbine karşı bir kalbin bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini karşılıklı değiştirsinler. Lezzetlerde ortak, kederli şeylerde birbirine yardımcı olsunlar. Evet bir işte hayrette kalan bir adam, birinin gelip kendisiyle o hayreti paylaşmasını ister." Bu paylaşım olmadığı zaman eşler, kendi
|
|
|
| Tek taraflı çiğneme, dişlerde ve çenede kalıcı hasara yol açabiliyor | 2008-02-24 03:25:38 | Rahatsızlık, çenenin bir tarafındaki dişlerin kaybedilmesi ve bu dişlerin protezle telafi edilmemesi, çürük veya problemli dişler ile hatalı yapılmış protezler sebebiyle hastanın yalnız bir tarafını kullanmayı alışkanlık haline getirmesiyle ortaya çıkıyor. İleri vakalarda hastalar sonunda ağızlarını hiç açamayarak, konuşma ve yemek yeme gibi önemli olan ihtiyaçlarını karşılamakta bile güçlük çekebiliyorlar. Sakarya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi uzmanlarından diş hekimi Eda Yurtbay Hızır, çiğnemenin mutlaka çift tarafla eşit şekilde yapılması gerektiğini belirtti. Tek taraflı çiğneme kuvvetine maruz kalan çene kaslarında deformasyon oluştuğunu belirten Dr. Hızır, bunun da ağrının yanı sıra yüz ve ağız yapısında asimetriye sebep olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Çiğneme kuvvetinin tek taraftaki ekleme yüklenmesi sonucu çene ekleminde ağrı, çene kayması, açma kapama sırasında ses gelmesi ve çene hareketlerinin kısıtlanması hatta çene kemiğinin kafatasına kaynamasına varan ağır sonuçl
|
|
|
| Sokak sütünü kaynatmadan içmeyin | 2008-02-24 03:25:37 | Prof. Besler, süt ve süt ürünlerinin, insan beslenmesinde önemi olan besin öğelerinin tamamına yakınını bileşiminde bulundurmasından dolayı, hayatın her evresinde tüketilmesi gereken temel besinlerin başında geldiğini söyledi.
Sütün, insanda hastalığa neden olabilen zararlı mikroorganizmaların üremesi için elverişli bir içecek olduğunu ifade eden Besler, brusella, tüberküloz, tifo, paratifo, şap, şarbon, sarılık gibi hastalık etkenlerinin çiğ sütten insana geçebildiğini anlattı.
Sağımdan tüketiciye ulaşıncaya kadar açıkta kalan süte, süt sağıcısından, kaplardan, hayvan memesinden ve çevreden, toz, toprak, haşarat ve gübre atıkları gibi bulaşanların geçebildiğine işaret eden Besler, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'de üretilen sütün yüzde 42'si tüketiciye sokak sütü veya açık süt olarak ulaşmaktadır. Modern işletmelerde işlenen süt oranı yüzde 18-20'dir. Mandıralarda işlenen süt miktarı ise yüzde 40'tır. AB ülkelerinden Yunanistan'da üretilen sütün yüzde 75'i, İspanya'da yüzde 78
|
|
|
| Yoksul Cibuti halkı, su ve ekmekten önce okul istiyor | 2008-02-23 22:30:57 | Kurban Bayramı öncesinde (16 Aralık 2007) İHH İnsani Yardım Vakfı ile birlikte, kurban kesip et dağıtmak üzere Cibuti'ye doğru yola çıktık. Afrika'nın Kızıldeniz sahilinde Etiyopya ile Somali arasında kalan küçük bir ülke burası. Sıtma, sarıhumma, AIDS gibi hastalıkların yaygın olduğu, dünyanın en yoksul birkaç ülkesinden biri. 10 gün boyunca şahit olduğumuz yoksulluk ve küresel güçler karşısındaki çaresizlik içimizi kan ağlattı. Partner kuruluş El-Birr'in başkanı Amina Hanım ve arkadaşlarına sorduk bunun sebebini. Kuraklık, ziraate elverişsiz topraklar, sömürgecilerin meslek öğrenmelerini engellemesi, yüzde 70'leri geçen işsizlik, sanayi olmaması, Somali-Etiyopya arasındaki savaşlar, kabileler arası çatışmalar, erken ölümler, hastalıklar yüzünden ortada kalan sayısız yetim yoksulluk için ilk sıralanan gerekçelerdi.
Dünyanın en önemli ve stratejik körfezlerinden birinde 350 km kıyısı olan bu güzel ülke balık tutmasını öğrense yeter oysa. Ulaşım gelirlerine tersanelerdeki üretimi de e
|
|
|
| Evlenmeyi düşünenlere öneriler | 2008-02-23 22:30:56 | Başta anne baba olmak üzere büyüklerin nasihatlerine kulak verilmeli, tecrübelerinden istifade edilmeli. Kimse sadece âşık olduğu için evlenmemeli. Karşısındakinin eğitim, kültür ve aile gibi yönleriyle de uygun olup olmadığını araştırmalı. Bu gerçekleri kenara bırakıp zengin, güzel ya da güçlü diye evlenirse uyumsuzluk olur. Acele karar verip evlenilmemeli. Etraftan gelen uyarılara dikkat edilmeli. Daha sakin düşünüp kendine zaman bırakmalı. Gerçekçi olunmalı. Birbirini daha iyi tanımak için aile ve arkadaş çevresinde bir arada olunmalı. |
|
|